BTC : 63411 ₺ ETH : 1649 ₺ XRP : 1.372 ₺ LTC : 303.4 ₺ USDT : 6.861 ₺ XLM : 0.6295 ₺
  1. Anasayfa
  2. Kripto Para Haberleri
  3. Poloniexin DigiByteı delist duyurusu ve ardında yatan gerçekler

Poloniexin DigiByteı delist duyurusu ve ardında yatan gerçekler

Poloniexin DigiByteı delist duyurusu ve ardında yatan gerçekler
0
huobi_koinmedya

Poloniex’in DigiByte’ı delist duyurusu piyasada şaşkınlık yarattı. En eski kripto borsalarından biri olan Poloniex geçtiğimiz günlerde yaşanan bir dizi gelişmeden sonra yine en eski blockchain projelerinden biri olan DigiByte’ı delist edeceğini duyurdu. Peki, poloniex’in DigiByte’ı delist duyurusu ile ilgili perde ardında yatan gerçekler nelerdir?


Poloniex’in DigiByte’ı delist duyurusu

Her şey Poloniex’in Amerika merkezli Circle şirketi tarafından uzak doğulu bir yatırımcı grubuna satıldığının duyurulması ile başladı. Bu yatırım grubunun arkasında kim olduğu ile ilgili net bir açıklama yapılmazken, ABD pazarından çekildiğini duyuran Poloniex’i Tron CEO’su Justin Sun’ın satın aldığına dair dedikodular hızla yayılmaya başladı.

Satışın hemen ardından borsanın Tron’u listelediğini duyurması ve Tron ile ilgili çok sayıda övgü dolu tweetler atmaya başlaması iddiaların doğru olduğunu kanıtlar nitelikte yorumlara sebep oldu.

Bu sırada, DigiByte Blockchain’n yaratıcısı Jared Tate, Twitter üzerinden Poloniex’i Justin Sun’ın satın aldığını ve ABD vatandaşlarına ait kişisel bilgilerinin Tron’a aktarıldığını belirten görüşlerini paylaştı. Tate ayrıca Tron’un iddiaların aksine tamamen merkezi ve premined bir yapıya sahip olduğunu ve whitepaper’ının da kopya olduğunu söyledi.

koinmedya_brave

 

Jared’in bu sözlerinin hemen ardından Poloniex; Dikkatli bir incelemenin ardından DigiByte’ın standartlarını karşılamadığı gerekçesi ile delist edileceğini duyurdu. Duyurunun Jared’in açıklamalarının hemen ardından gelmesi ve DigiByte gibi eski ve merkeziyetsiz bir projenin borsanın hangi standartlarına uymadığı ile ilgili net bir açıklama yapılamaması kararın arkasında Justin Sun’ın olduğuna dair şüpheleri kuvvetlendirdi.

koinmedya_brave

Sosyal medyanın tepkisi

İşin ironik yanı ise Poloniex Circle şirketinin elindeyken borsanın kriptografi uzmanının DigiByte‘ın Bitcoin’den bile daha güvenli bir blok zinciri olduğunu belirttiği yazışmaların DigiByte ekibi tarafından paylaşılması oldu.

Tıpkı Litecoin gibi Bitcoin codebase’i üzerine inşa edilen DigiByte’ın, tarafsız bir çok otorite tarafından, Bitcoin’in mevcut zaaflarından arındırılmış hali olarak görüldüğü düşünüldüğünde, delist kararının Justin Sun’ın kişisel çıkarları sonucu alındığını anlamak yatırımcıları açısından zor olmadı.

Çünkü Bitcoin kodunu temel alan birçok proje sadece algoritma türü ve blok boyutu gibi temel faktörleri değiştirip piyasaya çıkarken, 2014 yılının başında kendi genesis bloğu üzerine yaratılan DigiByte,

  • Ani hash gücü dalgalanmaları karşısında blok zincirinin sorunsuzca çalışmasını sağlayan gerçek zamanlı zorluk ayarlama sistemi DigiShield,
  • Mining gücünün merkezileşmesini engelleyen ve %51 ataklarına karşı çok daha düşük hash güçleri ile koruma sağlayan MultiAlgo mining yapısı,
  • Blok sürelerini 15 saniyeye düşüren DigiSpeed ile BTC’den 40, LTC’den ise 10 kat hızlı işlemleri çok daha düşük ücretler ile sağlaması,
  • BTC ve LTC’den önce hayata geçirdiği SegWit ile Lightning Network’e ihtiyaç duymayan ve saniyede 560’a varan on-chain işlem kapasitesi,
  • 10 günde bir kendi yapısını değiştirerek ASIC cihazlara karşı üstün direnç sağlayan Odocrypt algoritması,
  • Göndericinin IP adresini gizleyerek ve fiziksel konumunun bulunmasını imkansız hale getiren Dandelion++ sistemi,
  • Merkeziyetsiz kimlik doğrulama protokolü Digi-IDve her türlü dijital varlığın DigiByte üzerinde yaratılmasında imkan veren DigiAssets, gibi bir çok proje tarafından örnek alınıp uyarlanan geliştirmelere imza attı.

#StandWithDigiByte

Kararın ardından binlerce kişi Twitter’da #StandWithDigiByte hashtagi altında Poloniex’e tepkilerini dile getirmeye başladı. Ayrıca kripto dünyasındaki bazı önemli borsa ve cüzdan hizmeti sağlayıcıları da birbiri ardına attıkları tweetler ile DigiByte’ın yanında olduklarını dile getirdiler.

 

Peki kripto para ekosisteminde işler nasıl bu hale geldi? Satoshi Nakamoto’nun aracıları yok etmeyi amaçlayan özgür ödeme sistemi ne olduda merkezi borsaların elinde oyuncak oluverdi? Eski kripto para yatırımcılarına göre bunun en önemli sebebi bilgisizlik ve eğitimsizlik.

Çoğu kişi sadece ana akım medyadaki yükseliş ve düşüş haberlerini görerek kulaktan dolma bilgiler ile ve sadece para kazanmak amacıyla bu işe giriyor. Blockchain teknolojisinin ne olduğu ve potansiyeli hakkında hiçbir fikirleri yok veya daha kötüsü yanlış bilgiye sahipler. Çoğu insan blockchain, coin, token farkları ve en önemlisi merkeziyetsizlik kavramları hakkında doğru değerlendirmeler yapacak durumda değil.

Coinmarketcap’i baz alarak market değeri itibariyle üst sıralardaki projeleri iyi olarak algılayarak yatırım yapıyorlar. Oysaki market değeri (dolaşımdaki coin sayısı x coin fiyatı) çok farklı şekillerde değerlendirilmeye ve manipule edilmeye müsait bir kavram. Büyük ölçüde premined olan bir proje sınırlı sayıda ve fiyatı kontrol edebileceği borsalarda işleme açılarak hiçbir başarı ve ürün ortaya koymadan kendini bir anda ilk 20 ye sokabiliyor. ICO’lar topladıkları paralar ile borsalarda wash trade yapıp suni hacimler yaratabiliyor. Ve en garibi Coinmarketcap merkeziyetsiz blok zincirlerini, merkezi tokenleri, premined ICO’ları ve stable coinleri aynı kriterlere tabi tutarak değerlendiriyor ve sıralamaya sokuyor. Oysaki bunlar tamamen birbirlerinden farklı yapılar.

Digibyte Protokolü

Blok zinciri en basit tabiri ile bir merkeziyetsiz bir protokoldür. Tıpkı http ve ipv4 gibi. İnsanların herhangi bir onaya ve kontrole gerek duymaksızın kullanmaları için tasarlanmışlardır. Sadece para birimi taşımak için değil, gerçek dünyadaki her türlü varlığın dijital yansımasını yaratmak, kimlik doğrulamak ve veri güvenliği sağlamak gibi bir çok amaçla kullanılabilir. Bir şirketin veya kişinin malı değildir. Merkezi bir otorite tarafından kontrol edilemez. Kullanan herkes bu protokolün bir parçası olur. Şimdi bu anlattıklarım ışında aşağıdaki cümlelere bir göz atalım;

Apple http protokolü ile ortaklık kurmuş. Amazon ipv4 ile anlaşmış.

Kulağa ne kadar aptalca geliyor değil mi? İşte Bitcoin veya DigiByte gibi merkeziyetsiz blok zincirleri hakkında bu şekilde yapılan haberlerde bir o kadar saçmadır. Aynı şekilde birde bu açıdan bakalım;

http CEO’su protokolü hggq olarak değiştirecekmiş, ipv4’ün sahibi protokolü Ruslara satacakmış,

Tahmin edebileceğiniz gibi bu söylemlerde bir o kadar komik ve saçmadır. Merkeziyetsiz blok zincirlerinin bir CEO’su olamaz çünkü ortada bir şirket yoktur. Hiçbir merkez veya kişi tarafından kontrol edilemez çünkü dağıtık yapıdadır. Peki diyeceksiniz ki bu blok zincirlerini kim hayata geçiriyor ve geliştiriyor o zaman?

Bir blok zincirlerini yaratan kişi veya topluluklar Bitcoin’de olduğu gibi anonim veya DigiByte’da olduğu gibi bilinir olabilir. İki durumda da blok zinciri bir kez çalışmaya başladığında bu kişi veya toplulukların herhangi bir kontrol gücü ve ayrıcalığı olmaz. Ortada bir şirket veya çalışanlar olmadığı için tüm geliştirme faaliyetleri tamamen gönüllü vakıflar veya organize topluluklar tarafından yürütülür. Yapılan tüm geliştirmeler bu ağın güvenliğini sağlayan bağımsız madencilerin çoğunluğu tarafından onaylanmalıdır yoksa hayata geçemez.

Yavaş yavaş kavramaya başladığınız üzere bir merkezi ve sahibi olmayan blok zincirlerinin resmi bir sesi de olamaz. İster blok zincirini yaratan kişi olsun ister geliştiren grup, herkesin sözleri kendi kişisel görüşlerini yansıtmaktan öteye geçemez. Hiç kimse blok zincirini kullanan tüm insanlar adına bir açıklama yapamaz. Olaya bu şekilde bakmak gerekir.

Ancak üzülerek gördüğümüz üzere günümüzde hakim olan merkezi token ve premined ICO kültürü öyle bir yerleşmiş durumdaki ekosistem tamamen yaratılış amacından uzaklaşmış durumda. Artık DigiByte gibi merkeziyetsizliği savunan bir avuç topluluk odaklı projeye de ucube gözüyle bakılıyor ve dışlanmaya çalışılıyor. İnsanlara gerçekleri anlatmak istediğinizde tehdit olarak algılanıyor saldırgan olmakla itham ediliyorsunuz.

Poloniex & DigiByte olayında yaşanan durumda tam olarak budur. Merkeziyetsiz bir blok zincirinin yaratıcısı olan Jared Tate ki kendisi MIT ve Harvard gibi üniversitelere blockchain teknolojisi üzerine konuşmalar yapmak için davet edilen ve Blockchain 2035 The Digital DNA of Internet 3.0 kitabının yazarı olan saygın biri, ülkesinin vatandaşlarının kimlik bilgilerinin izinsiz 3. şahıslara devredildiğine dair endişelerini dile getiriyor ve kendisini merkeziyetsiz olarak tanıtan bazı projelerin aslında tamamen merkezi yapıda olduğu konusunda insanları bilgilendirmeye çalışıyor.

Sonuç?

Bu kara düzenden nemalanan insanlar aptalca bir karara imza atıyor. Sanki DigiByte bir şirketmiş ve Jared Tate’de bu şirketin başıymış gibi DGB’yi borsalarından çıkararak kendilerince zarar verebileceklerini düşünüyorlar. Oysaki bu delist olayından DigiByte fiyatı nerdeyse hiç etkilenmediği gibi, Poloniex de kripto para yatırımcılarından hiç beklemediği bir tepki aldı. Büyük bir itibar ve güven erezyonuna uğradı. Jared Tate’nin iddialarının doğruluğunu teyit etmiş oldu.

Kripto para camiasında hala sağ duyu sahibi ve blockchain teknolojisine inanan insanların var olduğunu görmek güzel. Kim bilir belki Jared Tate’nin yaktığı kıvılcım ekosistemin Satoshi Nakamoto’nun belirttiği fabrika ayarlarına dönmesine vesile olabilir.

Önemli Not: Poloniex’in DigiByte’ı delist ile ilgili hazırlamış olduğumuz bu makaledeki bilgiler, DigiByte Türkiye topluluğunun onayı ile yayınlanmıştır.