KoinMedya

Blog

  • ABD Hazine Bakanlığı, DeFi’da Dijital Kimlik Kontrollerini Araştırıyor

    ABD Hazine Bakanlığı, DeFi’da Dijital Kimlik Kontrollerini Araştırıyor

    ABD Hazine Bakanlığı, merkeziyetsiz finans (DeFi) alanındaki yasa dışı mali faaliyetlerle mücadele etmek amacıyla dijital kimlik araçlarının potansiyel kullanımını inceliyor.1 Bakanlık, suçla mücadele stratejilerinde dijital kimlik araçları ve diğer yeni teknolojilerin nasıl kullanılabileceği konusunda kamuoyundan geri bildirim topluyor.2

    Hazine Bakanlığı’nın yayımladığı bir belgede, seçeneklerden birinin kimlik kontrollerinin DeFi akıllı sözleşmelerine entegre edilmesi olduğu belirtiliyor.3 Bu modelde, bir akıllı sözleşme, herhangi bir işlemden önce kullanıcının kimlik bilgilerini doğrulayabilecek. Böylece, Müşterini Tanı (KYC) ve Kara Para Aklamayı Önleme (AML) güvenlik önlemleri, doğrudan blok zinciri altyapısına yerleştirilmiş olacak.4

    Bu istişare süreci, Temmuz ayında yasalaşan GENIUS Yasası (Guiding and Establishing National Innovation for US Stablecoins Act) kapsamında başlatıldı.5 Yasa, ödeme amaçlı stablecoin ihraççılarının düzenleyici çerçevesini belirliyor ve Hazine Bakanlığı’nı yapay zeka, dijital kimlik doğrulama ve blok zinciri izleme gibi yeni uyum teknolojilerini araştırmaya yönlendiriyor.

    Hazine Bakanlığı, dijital kimlik çözümlerinin (devlet kimlikleri, biyometrik veriler veya taşınabilir kimlik bilgileri gibi) uyum maliyetlerini azaltırken, kullanıcılar için gizliliği artırabileceğini belirtiyor. Ayrıca, finansal kurumların ve DeFi hizmetlerinin kara para aklama, terörizmin finansmanı veya yaptırım kaçakçılığı gibi faaliyetleri işlemler gerçekleşmeden önce bile tespit etmesini kolaylaştırabileceği düşünülüyor.

    ABD Bankalarından Stablecoin Faizi Uyarısı

    Bu arada, Bank Policy Institute (BPI) liderliğindeki birçok bankacılık grubu, Kongre’ye GENIUS Yasası‘ndaki bir boşluğu kapatması için çağrıda bulundu.6 Bankalar, bu yasanın stablecoin ihraççılarının faiz ödemesini yasaklamasına rağmen, kripto para borsalarını veya bağlı şirketleri bu yasaktan muaf tuttuğunu belirtiyor. Bu durumun, ihraççıların yasağı ortaklar aracılığıyla aşmasına olanak tanıyabileceği konusunda uyarıda bulunuyorlar.

    BPI, bu boşluğun kapatılmaması halinde, Amerikan işletmelerine ve ailelerine sağlanan kredi akışının sekteye uğrayacağını ve geleneksel bankalardan yaklaşık 6,6 trilyon dolarlık mevduat çıkışına yol açabileceğini iddia ediyor.7 Bankalar, faiz ödeyen stablecoin’lerin büyümesinin, finansal stres zamanlarında mevduat kaçış riskini artıracağını ve ekonomide kredi yaratımını zayıflatacağını vurguluyor.

    Bu durumun, ana caddedeki işletmeler ve haneler için daha yüksek faiz oranları, daha az kredi ve artan maliyetler anlamına geleceği belirtiliyor.

  • Norveç Varlık Fonu, Bitcoin Yatırımlarını %83 Artırdı

    Norveç Varlık Fonu, Bitcoin Yatırımlarını %83 Artırdı

    Dünyanın en büyük varlık fonlarından biri olan Norveç Varlık Fonu (NBIM), 2025’in ikinci çeyreğinde Bitcoin’e olan dolaylı maruziyetini %83 oranında artırdı. Bu hamle, kurumsal yatırımcıların doğrudan kripto para alımı yerine, bilançolarında önemli miktarda Bitcoin tutan şirketlerin hisselerine yatırım yapma eğiliminin güçlendiğini gösteriyor.

    Standard Chartered tarafından yapılan analize göre, fon bu çeyrekte portföyüne 5.200 BTC ekleyerek toplam Bitcoin varlığını 11.400 BTC‘ye çıkardı.

    Metaplanet ve Strategy Hisseleriyle Dolaylı BTC Erişimi

    NBIM, Bitcoin maruziyetini genellikle eski adıyla MicroStrategy olan Strategy firmasının hisseleri aracılığıyla elde ediyor. Standard Chartered’ın dijital varlık araştırmaları küresel başkanı Geoffrey Kendrick‘e göre, fon bu kez hem Strategy hem de Metaplanet’teki hisse senetlerini artırdı. Ancak, Metaplanet’e yaklaşık 200 BTC‘lik bir yatırım yapıldığı ve ana maruziyetin hala Strategy’de yoğunlaştığı belirtildi.

    Kendrick, bu artışın pasif bir pozisyondan ziyade “proaktif bir hamle” olduğunu vurguladı. Mevcut fiyatlarla, Strategy’nin elindeki 628.946 BTC‘lik devasa miktar 74 milyar dolara yaklaşarak şirketleri Bitcoin tutan halka açık firmalar arasında ilk sırada yer almasını sağlıyor. Metaplanet ise 18.113 BTC ile yedinci sırada bulunuyor.

    K33 tarafından hazırlanan bir rapor, NBIM’in Bitcoin maruziyetinin 2025’in ilk yarısında bir yılda %192’den fazla arttığını gösteriyordu. Araştırmacılar, bu artışın büyük ölçüde Strategy gibi firmaların Bitcoin biriktirme çabaları ve Bitcoin’in bu yılki %11.9’luk değer kazancıyla ilişkili olduğunu belirtiyor.

    Kripto Piyasası İçin Yeni Fiyat Tahminleri

    Geoffrey Kendrick, uzun süredir Bitcoin’in geleceği konusunda iyimser bir tablo çiziyor. Son dönemde Bitcoin için kısa vadeli fiyat tahminini yükselterek, Eylül ayı sonunda 135.000 dolara ve yıl sonunda 200.000 dolara ulaşabileceğini öngördü. Ayrıca 2028 yılına kadar Bitcoin’in 500.000 dolara çıkabileceğini tahmin ediyor.

    Bitcoin’in yanı sıra Ethereum için de iddialı hedefler belirleyen Kendrick, ETH‘nin yıl sonunda 7.500 dolara ve 2028’de 25.000 dolara yükselebileceğini söyledi. Bu tahmini, kurumsal yatırımcıların ve ETF’lerin Haziran ayından bu yana dolaşımdaki tüm Ethereum’un %3.8’ini biriktirmesine dayandırıyor. Bu birikim, Bitcoin’e kıyasla neredeyse iki kat daha hızlı gerçekleşiyor.

    Bu tür varlık fonlarının genellikle uzun vadeli ve muhafazakar yatırımcılar olarak görülmesi, bu ani ve büyük ölçekli Bitcoin maruziyeti artışını daha da dikkat çekici hale getiriyor.

  • Erken Dönem Ethereum Yatırımcısı 1.5 Milyon Dolarlık ETH Transfer Etti

    Erken Dönem Ethereum Yatırımcısı 1.5 Milyon Dolarlık ETH Transfer Etti

    Ethereum’un ilk yatırımcılarından birine ait olduğu belirlenen bir cüzdanın, on yılı aşkın bir süre sonra 1.5 milyon dolar değerinde Ethereum (ETH) transfer ettiği bildirildi. On-chain analiz platformu Lookonchain’in verilerine göre, bu cüzdan ilk yatırımını on yıl önce sadece 104 dolarla yapmıştı.

    Cüzdanın, ana transferden önce küçük bir test işlemi gerçekleştirmesi dikkat çekti. Ardından, 334,7 ETH’lik bakiyesini yeni bir cüzdana taşıdı. Bu yeni cüzdan henüz bir hareket göstermedi, ancak eğer yatırımcı bu fonları nakde çevirmeye karar verirse, mevcut fiyatlarla yaklaşık 14.269 kat getiri elde etmiş olacak. Bu cüzdanın, 2014 yılındaki Ethereum ICO‘sundan (İlk Para Arzı) sonra on yıl boyunca hareketsiz kalması da kayda değer bir detay olarak öne çıkıyor.

    Dormant Cüzdanlar Canlanıyor, Ethereum Yükselişte

    Bu olayın ardından yapılan araştırmalar, uzun süredir hareketsiz kalan bazı diğer Ethereum cüzdanlarının da son zamanlarda aktif hale geldiğini ortaya koydu. Buna benzer bir örnek, Satoshi döneminden kalma bir yatırımcının yaklaşık 9 milyar dolar değerinde Bitcoin (BTC) transfer etmesiydi. Bu büyük hareket, BTC fiyatında önemli bir dalgalanmaya yol açmamıştı.

    Ethereum’un son dönemdeki yükselişi, analistlerin dikkatini çekiyor. Standard Chartered analisti Geoff Kendrick, kurumsal talebin artması, düzenleyici gelişmeler ve ağ yükseltmelerini gerekçe göstererek, ETH için yıl sonu fiyat hedefini 4.000 dolardan 7.500 dolara, 2028 sonu hedefini ise 7.500 dolardan 25.000 dolara yükseltti. Son bir ayda %50’den fazla değer kazanan ETH, rekor seviyesine yakın işlem görüyor.

    Kurumsal Yatırımlar Ethereum’a Akıyor

    Ethereum’un yükselişinde, kurumsal yatırımcıların ilgisi de büyük rol oynuyor. Geçtiğimiz hafta ABD’deki Ethereum ETF‘leri, yaklaşık 18.2 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek işlem hacmine ulaştı. Bu rakam, Bitcoin ETF’lerinin 21.2 milyar dolarlık hacmine oldukça yaklaştı.

    Bu fonlar, haftalık yaklaşık 2.9 milyar dolar yeni sermaye girişiyle güçlü bir talep gördü. Özellikle BlackRock’ın ETHA fonu, yaklaşık 338.1 milyon dolarlık yeni yatırım çekti. Bu girişler, diğer fonlardaki çıkışları (Fidelity’nin FETH ve Grayscale’in ETHE fonlarından) büyük ölçüde dengeledi. BlackRock’ın ETHA fonu, şu anda 15.7 milyar dolar civarında varlık yönetiyor ve bu, Ethereum‘un toplam piyasa değerinin %2.9’una denk geliyor.

  • Kripto Borsası Kraken, Monero İşlemlerini Durdurdu: Ağ Güvenliği Tehdit Altında

    Kripto Borsası Kraken, Monero İşlemlerini Durdurdu: Ağ Güvenliği Tehdit Altında

    Kripto para borsası Kraken, gizlilik odaklı bir kripto para birimi olan Monero‘nun (XMR) ağına yönelik potansiyel bir %51 saldırısı iddiası üzerine Monero para yatırma işlemlerini geçici olarak askıya aldığını duyurdu. Bu gelişme, kripto topluluğunda geniş çaplı tartışmalara yol açtı.

    Bir %51 saldırısı, tek bir madencilik havuzunun, bir blok zincirinin toplam hesaplama gücünün %50’sinden fazlasını ele geçirmesiyle meydana gelir. Bu durum, çifte harcama ve işlemlerin yeniden sıralanması gibi ciddi güvenlik riskleri taşır. Kraken, bu durum karşısında ağın bütünlüğünü korumak için önlem aldıklarını belirtti.

    Saldırının Arkasındaki İsim: Qubic

    Saldırının, bir katman-1 blok zinciri ve yapay zeka madencilik havuzu olan Qubic tarafından gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Qubic, Monero ağının hesaplama gücünün çoğunluğunu ele geçirdiğini ve blok zincirinde altı bloğu yeniden düzenlediğini açıkladı. Bu iddia, Monero topluluğu tarafından yalanlanmış olsa da, durumun ciddiyetini artırdı.

    Kripto para piyasa değeri sıralamasında 29. sırada yer alan Monero, gizlilik odaklı bir protokol olarak biliniyor. Devam eden bu %51 saldırısı girişimi, topluluk içinde büyük bir endişe yarattı.

    Ekonomik Teşvikler, Geleneksel Saldırıların Yerini Alıyor

    Normalde kötü niyetli kazanç sağlama veya ağa zarar verme amacıyla yapılan bu tür saldırıların aksine, Qubic’in hamlesi farklı bir amaç taşıyor gibi görünüyor. Qubic, “faydalı iş kanıtı” (uPoW) adı verilen benzersiz bir yöntem kullanarak Monero madencilerini kendi token ekonomisini desteklemeye teşvik ediyor.

    Qubic, madencilikle elde edilen XMR’leri USDT’ye çevirerek, kendi yerel token’i olan QUBIC’i satın alıp yakmayı planlıyor. Bu deflasyonist model, geleneksel saldırı yöntemleri yerine üstün ekonomik teşvikler sunarak madencileri dağıtık havuzlardan merkezi bir operasyona yönlendirmeyi amaçlıyor.

    Monero’nun fiyatı bu olaylardan olumsuz etkilendi ve son bir ayda yaklaşık %25 değer kaybetti. Şu anda piyasa değeri en yüksek 100 kripto para arasında en kötü performans gösteren üçüncü para birimi konumunda.

  • Tayland’da Kripto Para Turizmi Başlıyor: TouristDigiPay Resmen Lansman Ediliyor

    Tayland, turizm sektöründeki düşüşe karşı yeni bir hamle yaparak, yabancı turistlerin kripto paralarını Tayland bahtına dönüştürerek elektronik ödeme yapmalarına olanak tanıyan TouristDigiPay programını 18 Ağustos’ta başlatıyor.

    Programın amacı, yabancı ziyaretçilere modern ve güvenli bir ödeme çözümü sunarken, aynı zamanda turizm gelirlerini artırmak. Ancak, sistemin yasal çerçevesi ve finansal suçları önlemeye yönelik sıkı tedbirleri bulunuyor.

    Program Nasıl Çalışacak?

    TouristDigiPay’den faydalanmak isteyen turistlerin, öncelikle Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından onaylanmış bir dijital varlık sağlayıcısı ve e-para hizmeti sağlayıcısıyla hesap açmaları gerekecek. Bu süreç, kara para aklamayı önleme (AML) ve kimlik doğrulama (KYC) kontrolleri gibi katı güvenlik adımlarını içeriyor.

    Onaylanan turistler, kripto paralarını doğrudan baht’a çevirerek QR kod gibi elektronik ödeme yöntemlerini kullanabilecek. Nakit çekim işlemi ise finansal suçları sınırlamak amacıyla engelleniyor.

    • Pilot Uygulama: TouristDigiPay, düzenleyicilerin sistemi gerçek koşullarda test etmesine ve denetlemesine olanak tanıyan “düzenleyici sandbox” adı verilen bir pilot uygulama olarak başlatılıyor.
    • Harcama Sınırları: Finansal istikrarı korumak ve denetimi sağlamak için turistlerin harcamalarına belirli sınırlar getirilecek.
    • Kimler Kullanabilir?: Bu hizmet yalnızca Tayland’da geçici olarak bulunan yabancı turistlere açık olacak.

    Programın resmi tanıtımı, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Pichai Chunhavajira’nın katılımıyla gerçekleşecek. Törende, Maliye Bakanlığı, SEC, Kara Para Aklamayı Önleme Ofisi (AMLO) ve Turizm ve Spor Bakanlığı’ndan üst düzey yetkililer de yer alacak.

  • Kripto Oyununun Lideri Ronin, Ethereum’a Geçiş Yaparak L2 Oluyor

    Kripto Oyununun Lideri Ronin, Ethereum’a Geçiş Yaparak L2 Oluyor

     

     

    Ronin, popüler web3 oyunu Axie Infinity için özel olarak oluşturulmuş bir Ethereum yan zinciri olarak, artık tam anlamıyla bir Katman 2 (Layer 2) ağına dönüşme yolunda. Bu stratejik hamle, Ronin’i kripto dünyasının “oyunlaştırma motoru” olarak konumlandırırken, aynı zamanda Ethereum’un ölçeklendirme gücünden faydalanarak ağın geleceğini güvence altına almayı hedefliyor. Ronin’in bu geçişi, bağımsız bir Katman 1 ağı olarak başlayan Celo gibi nadir örneklerin arasına katılarak kripto ekosisteminde yeni bir trendin habercisi olabilir. Yenilenen ağın 2026’nın ilk yarısında faaliyete geçmesi planlanıyor.

    Neden L1’den L2’ye? Ethereum’un Geri Dönüşü ve Artan Rekabet

    Ronin’in bu kararı, kripto dünyasındaki birkaç önemli trendin kesişim noktasında yer alıyor. İlk olarak, Ethereum’a olan ilginin yeniden canlanması dikkat çekiyor. Yıllardır rakip ağlarla, özellikle de Solana ile rekabet içinde olan Ethereum, son zamanlarda hem Wall Street’in artan ilgisi hem de Ethereum spot ETF’lerinin başarısı ile güç kazandı. Ağ, en uzun süredir kesintisiz çalışan ve en güvenli akıllı sözleşme zinciri olma unvanını korurken, stabilcoin ve reel dünya varlıklarının çoğu hala Ethereum üzerinde barınıyor. Ronin, bu güvenli ve sağlam altyapıdan faydalanarak kendi ağının güvenliğini artırmayı amaçlıyor.

    İkinci olarak, özel blockchainlerin (örneğin Circle Arc, Tether Stable) piyasaya sürülme rekabetinin artması, Ronin’in bağımsız bir Katman 1 olarak ayakta kalmasını zorlaştırıyordu. Ronin’in geliştiricisi Sky Mavis ekibi, Ethereum’un güvenlik katmanını kullanmanın, kendi tokenomiğini daha etkili hale getireceğini belirtiyor. Ronin’in Arbitrum veya Optimism gibi hangi teknoloji yığınını kullanacağı henüz belli değil, ancak daha önce Polygon’un yazılım geliştirme kitini kullanarak oyun geliştiricilerinin kendi blockchainlerini oluşturmalarına olanak tanımıştı.

    Yeni Güvenlik Önlemleri ve Tokenomik Revizyonu

    Ronin, bu geçişle birlikte ağın güvenliğini ve tokenomik modelini de yeniden yapılandırıyor. 2022’de Kuzey Koreli Lazarus grubu tarafından gerçekleştirilen ve 600 milyon dolarlık zarara yol açan büyük saldırı, Ronin’in merkeziyetçilik sorunlarını ve güvenlik açıklarını gündeme getirmişti. Bu hack, ağın dokuz doğrulayıcısından beşinin ele geçirilmesiyle gerçekleşmişti. Bu olaydan sonra ağ, Ağustos 2024’te daha küçük bir saldırıyla daha karşı karşıya kalmıştı. Bu güvenlik sorunlarının ardından Ronin, Layer 2’ye geçerek Ethereum’un sağlam güvenlik katmanından faydalanacak.

    Ronin’in yerel gaz tokenı olan RON, yeni sistemde “pasif doğrulayıcılardan” “aktif geliştiricilere” kaydırılan bir ödül mekanizması ile yeniden düzenleniyor. Yeni Proof of Distribution (Dağıtım Kanıtı) tokenomik modelinde, geliştiriciler toplam stake büyüklükleri ve oluşturulan işlem ücretleri gibi zincir içi ölçütlere dayalı bir “Geliştirici Puanı” ile ödüllendirilecek. Bu, ağın güvenliğini sağlamak için doğrulayıcıları ödüllendirmek yerine, ağa değer katan geliştiricileri teşvik etmeyi amaçlıyor. Ekip, yeni zincirin 12 kat daha hızlı olacağını ve Ethereum veri erişimi için ödenecek küçük bir ücretin, doğrulayıcıları RON ile ödüllendirmekten çok daha ucuz olacağını belirtiyor.

    Ronin bugüne kadar 31 milyon cüzdan indirmesi ve 4 milyar doların üzerinde NFT işlem hacmine ulaştı. Axie Infinity’nin yanı sıra, ağda birçok başka web3 oyunu da bulunuyor. Bu geçiş, Ronin’in rekabetin arttığı bir ortamda yerini sağlamlaştırmasına ve hem geliştiricileri hem de kullanıcıları çekmesine yardımcı olabilir. Kripto dünyasının dikkatle izlediği bu yeniden yapılanma, blockchain oyunlarının geleceği için önemli bir örnek teşkil edebilir.