KoinMedya

Etiket: kripto

  • Kriptoya Operasyon: ABD Kongresi Harekete Geçti!

    Kriptoya Operasyon: ABD Kongresi Harekete Geçti!

    ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisi, eski Başkan Joe Biden yönetiminde finansal düzenleyicilerin yetkilerini kötüye kullanarak kripto şirketlerini bankacılık hizmetlerinden mahrum bıraktığı iddialarını soruşturuyor. Kongre tarafından 24 Ocak’ta yapılan bir açıklamaya göre, bu durum “Choke Point 2.0 Operasyonu” olarak adlandırıldı ve kripto topluluğunda büyük bir yankı uyandırdı.

    Senato Bankacılık Komitesi Başkanı Tim Scott, 5 Şubat’ta düzenlenecek bir duruşmada bu konunun ele alınacağını duyurdu ve bu tür uygulamaları “Amerikan karşıtı” olarak nitelendirdi. Scott, şu ifadeleri kullandı:
    “Choke Point 2.0 Operasyonu kapsamında, Biden yönetimi düzenleyicileri yetkilerini kötüye kullanarak dijital varlık şirketlerini, politik figürleri ve muhafazakar iş insanlarını finansal hizmetlerden mahrum bıraktı. Bu kabul edilemez. Bu tür suistimalleri durdurmak için Başkan Trump, sektör liderleri ve her iki partiden üyelerle çalışmayı dört gözle bekliyorum.”

    Kripto Sektöründe Yeni Bir Kabus

    Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC), bu iddiaların merkezinde yer alıyor. İhbarcılar, FDIC’yi kripto gözetimiyle ilgili kanıtları yok etmekle suçluyor.

    16 Ocak’ta Senatör Cynthia Lummis, FDIC Başkanı Marty Gruenberg’e bir mektup göndererek Ocak 2022’den bu yana dijital varlıklarla ilgili tüm belgelerin korunmasını talep etti. Lummis, FDIC personelinin belge sızıntılarını önlemek için sıkı bir şekilde denetlendiğini ve bazı çalışanların yasal tehditlerle karşı karşıya kaldığını iddia etti.

    Lummis, FDIC’nin Silvergate ve Signature gibi kripto dostu bankalara yönelik denetim belgelerini de görmek istediğini belirtti. Bu iki banka, 2023’te iflas etmişti. Ayrıca, ajanslar arası iletişim ve kripto şirketleriyle çalışan bankalara karşı alınan yaptırım kararlarının belgelerini talep etti.

    Trump Yönetiminin Tavrı

    Eski Başkan Donald Trump, görev süresi boyunca “Choke Point 2.0 Operasyonu”nu ortadan kaldırma sözü verdi. Trump, bu operasyonu “inovasyona karşı koordineli bir saldırı” olarak tanımladı ve kripto sektörünün adil olmayan bir şekilde hedef alındığını vurguladı. “Bu haksızlığa bir son vereceğiz,” dedi.

    Biden yönetimi ise bu iddiaları reddediyor. Eski Beyaz Saray Basın Sekreteri Karine Jean-Pierre, Haziran 2024’te yaptığı açıklamada, Biden’ın düzenleyici eylemlerinin yalnızca dolandırıcılığı önlemeyi ve finansal istikrarı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Ancak, Kongre’deki soruşturmalar bu iddiaların peşini bırakmıyor.

    Bu soruşturmalar, kripto sektörü üzerindeki düzenleyici baskının gelecekte nasıl şekilleneceğine dair önemli bir dönüm noktası olabilir. ABD, dijital varlık düzenlemelerinde nasıl bir yol izleyecek? Bu sorunun cevabı, sektörün geleceğini belirleyecek gibi görünüyor.

  • Güney Kore’den Kripto Borçlanmaya Sert Darbe

    Güney Kore’den Kripto Borçlanmaya Sert Darbe

    Güney Kore’nin en üst düzey finansal denetim kurumu olan Finansal Hizmetler Komisyonu (FSC), 19 Ağustos itibarıyla yerel kripto para borsalarındaki tüm kripto borç verme faaliyetlerine derhal durdurma kararı getirdi. Bu radikal adımın temel amacı, bireysel yatırımcıları aşırı riskli ve kaldıraçlı uygulamalardan korumak. Bu gelişme, küresel çapta DeFi (Merkeziyetsiz Finans) protokollerinden ilham alan Güney Kore’nin kendi borç verme ekosisteminde yeni bir dönemin habercisi oldu.

    Piyasa Hareketliliği ve Düzenleyici Müdahale

    Güney Koreli borsalar, 2025 yılında özellikle DeFi platformlarının popülerliğiyle hızla büyüyen borç verme trendini benimsemişti. Bithumb gibi büyük borsalar, riskli kaldıraçlı kripto kredileri sunarak, tek bir ayda 27.600 hesap üzerinden 1.1 milyar dolarlık devasa bir borçlanma hacmine ulaştı. Bu krediler, kullanıcıların Bitcoin, XRP veya USDT gibi varlıklarının değerinin %80’ine kadar borç almasına olanak tanıyordu. Bazı borsaların teminatın dört katına kadar kredi sunması, piyasada ciddi bir endişeye yol açmıştı.

    Ne var ki, bu hızlı yükselişin beraberinde getirdiği riskler de kısa sürede ortaya çıktı. Fiyat dalgalanmaları sırasında kredilerin yaklaşık %13’ü tasfiye (likidasyon) ile sonuçlandı ve bireysel yatırımcılar büyük zararlar gördü. Bithumb gibi borsalar, düzenleyici müdahale gelmeden birkaç gün önce gönüllü olarak kaldıraç oranlarını yarıya indirse de, bu tedbirler regülatörlerin kapsamlı bir yasak kararı almasını engelleyemedi.

    Bu yeni yasak kararıyla birlikte, eski krediler geri ödenene kadar devam edecek, ancak borsaların yeni kredi vermesi tamamen yasaklandı. Finansal otoritenin bu adımı, gelecekte daha sıkı kurallar ve güvenlik mekanizmaları belirleyerek borç verme faaliyetlerine yeniden izin vereceği beklentisini de beraberinde getiriyor.

    Güney Kore’nin Kripto Piyasasındaki Özgün Konumu

    Güney Kore, sadece düzenleyici adımlarıyla değil, aynı zamanda kripto para piyasası üzerindeki özgün etkisiyle de dikkat çekiyor. Ülke, piyasadaki bazı varlıkların işlem hacmini ve fiyatını doğrudan etkileme gücüne sahip. Örneğin, XRP’nin küresel işlem hacminin yaklaşık %14’ü Güney Kore borsalarındaki Kore Wonu işlemlerinden geliyor. Aynı zamanda Pudgy Penguins (PENGU) gibi meme tokenler için bu oran %19’a kadar çıkabiliyor ve bu da onların fiyatlarında ani ve büyük artışlara yol açıyor.

    Güney Koreli borsalar, yeni varlık listeleme konusunda genellikle daha muhafazakâr bir yaklaşım sergiliyor. Bu borsalar, bir varlığın uluslararası piyasalarda yıllarca kendini kanıtlamasını ve belirli bir likidite düzeyine ulaşmasını şart koşuyor. Bu nedenle, popülerliklerini uluslararası piyasalarda kaybetmiş olan bazı eski meme tokenler ve altcoinler, Güney Kore’de tekrar popülerlik kazanabiliyor.

    Sonuç olarak, Güney Kore’nin bu hamlesi, hem yatırımcıları korumayı amaçlayan proaktif bir düzenleme stratejisinin hem de küresel kripto piyasasında yerel dinamiklerin ne kadar etkili olabileceğinin önemli bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde yerel stabilcoinlerin piyasaya sürülmesi gibi gelişmeler, Güney Kore’nin kripto finansal manzarasını daha da şekillendirebilir.

  • Binance’in Rakipsiz Hâkimiyeti: Yeni Listelenen Tokenlardan Türev Piyasalarına Uzanan Liderlik

    Binance’in Rakipsiz Hâkimiyeti: Yeni Listelenen Tokenlardan Türev Piyasalarına Uzanan Liderlik

    Kripto para piyasasının tartışmasız lideri Binance, 2025 yılında sergilediği performansla pozisyonunu daha da sağlamlaştırdı. CryptoQuant tarafından yayımlanan bir rapora göre, borsa bu yıl yeni listelediği tokenlarda 133 milyar doların üzerinde kümülatif işlem hacmine ulaşarak en yakın rakibinin bile fersah fersah önüne geçti. OnchainDataNerd adlı analistin X’te paylaştığı verilere göre, Binance tek başına, piyasanın en büyük ilk üç rakibinin (HTX, Bybit ve MEXC) toplam işlem hacminden daha fazlasını gerçekleştirdi.

    Yeni Tokenlarda En Çok Tercih Edilen Adres

    CryptoQuant verileri, Binance’in yeni listelenen tokenlardaki 133 milyar dolarlık hacmine karşılık, HTX’in 38 milyar dolar, Bybit’in 35 milyar dolar ve MEXC’in 34 milyar dolarla çok daha geride kaldığını gösteriyor. OnchainDataNerd, bu devasa hacmin, yeni listelenen tokenlara erken erişim ve yüksek likidite arayan yatırımcıların güvenini yansıttığını belirtiyor. Analist, bu durumun, “Binance’in erken erişim ve yüksek likidite arayan yatırımcılar için en iyi adres olduğunu” kanıtladığını ifade ediyor.

    Sadece kümülatif hacimle sınırlı kalmayan Binance, aynı zamanda günlük işlem hacminde de açık ara liderliğini sürdürüyor. Yeni listelenen tokenlar için son bir ayda ulaşılan günlük işlem hacmi zirvesi 1.1 milyar dolar oldu. Bu rakam, diğer borsalardaki hacmin yaklaşık üç katı. Binance’in piyasa payı, 10 Temmuz’da %54 gibi inanılmaz bir seviyeye ulaşsa da, 13 Ağustos’a kadar %34’e gerilemiş olsa bile, hala en yakın rakipleri olan HTX (%22) ve MEXC’in (%15) oldukça üzerinde.

    Sadece Spot Piyasada Değil, Türevde de Lider

    Binance’in hâkimiyeti yalnızca spot piyasalarla sınırlı değil. Kripto analisti Darkfost’un verilerine göre, borsa türev piyasasında da önemli bir rol oynuyor. Özellikle Ethereum (ETH) vadeli işlemlerinde, borsa bu yıl 4 trilyon doların üzerinde açık faiz (open interest) hacmiyle yeni bir rekora imza attı. Bu rakam, 2024’teki 3.7 trilyon dolarlık hacmi geride bırakarak, Binance’in yıl sonuna kadar 6 trilyon dolara ulaşma potansiyeli olduğunu gösteriyor. Bu durum, Binance’in hem merkezi hem de merkeziyetsiz rakiplerine kıyasla türev piyasasında da daha derin bir likidite sunduğunu kanıtlıyor.

    BNB’nin Yükselişi ve Binance’in Piyasa Payı

    Binance’in hem spot hem de türev piyasalarında bu kadar güçlü olması, yerel tokenı olan BNB’nin performansını da olumlu etkiliyor. Bu yıl %21.96 değer kazanan BNB, 861.91 dolardan işlem görüyor ve yakın zamanda 882.58 dolarlık yeni bir zirveye ulaştı. Teknik analist Ali Martinez, BNB’nin bu güçlü performansını, doğrudan Binance’in artan faaliyetine ve büyük yatırımcıları çekmesine bağlıyor. Martinez’e göre, Binance’in Temmuz ayında 698 milyar dolarlık spot işlem hacmi kaydetmesi ve merkezi borsaların toplam piyasa payının neredeyse %40’ını elinde tutması, en yakın rakibinden 4.5 kat daha büyük olduğunu gösteriyor.

    Bu veriler, Binance’in derin emir defterleri ve düşük kayma (slippage) oranlarıyla yatırımcılar için cazip bir merkez olmaya devam edeceğini ve piyasadaki liderliğini sürdüreceğini gösteriyor.5

  • Federal Reserve Yetkililerinden Kripto Paralara Övgü

    Federal Reserve Yetkililerinden Kripto Paralara Övgü

    ABD Merkez Bankası (Fed) yetkilileri, geleneksel finans dünyasının kripto paralara yönelik korkularını gidermeye yönelik önemli açıklamalar yaptı.1 Fed Yöneticisi Christopher Waller, Wyoming Blockchain Sempozyumu 2025’te yaptığı konuşmada, bankacılara ve yenilikçilere seslenerek, kripto paralarla ödeme yapmanın “korkutucu olmadığını” söyledi.2 Waller, akıllı sözleşmelerin, tokenizasyonun ve dağıtılmış defter teknolojilerinin aslında sadece işlemleri kaydetmenin yeni yolları olduğunu vurgulayarak, ödemelerin tarih boyunca teknolojiyle birlikte sürekli değiştiğini belirtti.

    Stablecoin’ler Ödemelerin Geleceği Olabilir 🚀

    Waller, bankalara, kripto ödemelerine sıradan bir ödeme yöntemi gibi yaklaşmalarını tavsiye etti.3 Stablecoin’lerin (ABD Doları’na sabitlenmiş kripto paralar) sunduğu benzersiz avantajlara dikkat çekti. Bu dijital varlıkların, günün her saatinde anında ve düşük maliyetle transfer edilebilmesi, onları hem günlük perakende işlemler hem de uluslararası para transferleri için son derece cazip hale getiriyor. Waller, ayrıca stablecoin’lerin, zayıf finansal sistemlere veya istikrarsız yerel para birimlerine sahip ülkelerde insanların ABD Doları’nı güvenli bir şekilde kullanmalarını sağlayarak doların dünya genelindeki konumunu güçlendirebileceğini savundu.

    Bu açıklamalar, Kongre’nin stablecoin ihraççılarına net bir düzenleyici çerçeve sağlamak üzere tasarlanan ilk federal yasa olan GENIUS Yasası‘nı kabul etmesinden sadece haftalar sonra geldi.4 Waller, bu yasayı, stablecoin’lerin belirsizliği ortadan kaldırarak ve eyalet bazındaki farklı düzenlemelerden kaynaklanan sorunları azaltarak tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olacak büyük bir adım olarak nitelendirdi.5

    Fed, Yenilikleri Engellemek Yerine Destekliyor 🤝

    Waller, Fed’in özel sektördeki yenilikçilerle rekabet etmediğini, aksine ABD’de istikrar ve büyümeyi sağlamak için onlara rehberlik ettiğini belirtti. Fed’in, ödemeleri daha verimli ve güvenli hale getirmek amacıyla tokenizasyon, akıllı sözleşmeler ve yapay zeka gibi teknolojileri araştırdığını da ekledi.6 Bu araçların, tıpkı çipli kartlar ve mobil cüzdanlar gibi, yakında günlük ödeme ağlarında kullanılabileceğini söyledi.

    Aynı sempozyumda sahne alan bir diğer Fed Yöneticisi Michelle Bowman da, bankaları kripto paraya karşı durmamaları konusunda uyardı.7 Bowman, Fed’in bankaların kripto ile ilgili hizmetler sunmasını engellemek için daha önce kullandığı “itibar riski” ifadesini düzenlemelerden çıkardığını hatırlattı. Bowman, düzenleyicilerin denetledikleri pazarları daha iyi anlamaları için Fed çalışanlarının da küçük miktarlarda kripto para tutmalarına izin verilmesi gerektiğini savundu.8 Ona göre gerçek anlayış, okumak ya da yazmakla değil, bizzat deneyimle kazanılır.

    Waller ve Bowman’ın açıklamaları, Fed’in kripto parayı zamanla şekillenecek olan en yeni finansal inovasyon biçimi olarak gördüğünü gösteriyor. Bu durum, bankaların teknolojiye direnmeye devam etmeleri halinde, her zamankinden daha hızlı ilerleyen bir dünyada geride kalma riskiyle karşı karşıya oldukları anlamına geliyor.

  • Kripto Para ve Fentanil Bağlantısı: Yeni Nesil Kara Para Aklama Yöntemleri!

    Kripto Para ve Fentanil Bağlantısı: Yeni Nesil Kara Para Aklama Yöntemleri!

    Kanada’nın Mali İşlemler ve Rapor Analiz Merkezi (FINTRAC), kripto paraların sentetik fentanil ve opioid ticaretinden elde edilen paraların aklanmasında kullanıldığını açıkladı. Bu durum, kripto paraların yasadışı ticaretlerde giderek daha yaygın bir ödeme yöntemi haline geldiğini gözler önüne seriyor.

    Kripto, Kimyasal Tedarik ve Para Transferlerinde Tercih Ediliyor

    FINTRAC tarafından yayımlanan yeni raporda, dijital varlıkların kimyasal üreticiler ve aracı kurumlar arasında para transferlerinde kullanıldığı belirtildi. Raporda, sanal para adreslerinin genellikle merkezi kripto borsalarında barındırıldığına dikkat çekildi. Ayrıca kimyasal gönderiler için depoların, lojistik alanlarının veya saklama dolaplarının kiralanmasında kredi kartı, kripto para, nakit havalesi veya e-posta para transferleri gibi yöntemlerin kullanıldığı ifade edildi.

    Bu tür kimyasallar, sentetik opioid üretimi için uyuşturucu laboratuvarlarına taşınmadan önce üçüncü taraf lojistik hizmetleri aracılığıyla depolanıyor.

    Kara Para Aklamada Kripto Risk Faktörleri

    FINTRAC, raporunda uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirlerin aklanmasını önlemek amacıyla kripto parayla bağlantılı bazı risk faktörlerine de dikkat çekti. Bunlar arasında şunlar yer alıyor:

    1. Karanlık Ağ Bağlantıları: Müşterilerin Blackprut, ASAP veya Mega Darknet gibi karanlık ağ pazar yerlerine bağlı sanal para adreslerine işlem göndermesi veya alması.
    2. Organize Suç Bağlantıları: Müşterilerin sanal para hesapları açarak organize suçlarla veya uyuşturucu ticaretiyle ilişkili kişilerle işlem yapması.
    3. Karıştırıcı Hizmetler: Kullanıcıların kripto karıştırma veya “tumbling” hizmetleri kullanarak profillerine uygun olmayan işlemler yapması.
    4. Anonim Posta Servisleri: Kriptostamps veya btcpostage gibi anonim posta hizmetlerini kullanan müşteriler.

    Kripto Ekosisteminde İş Birliği Çağrısı

    FINTRAC, kara para aklama riskine karşı kripto ekosistemindeki kuruluşları anti-kara para aklama stratejilerine bu risk faktörlerini dahil etmeye teşvik etti. Ayrıca, kolluk kuvvetlerinin, blok zincirinde yasadışı veya şüpheli hizmetlerle bağlantılı adreslerle etkileşimde bulunan müşterileri yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.

    Kripto Dünyası İçin Uyarı Niteliğinde

    FINTRAC’ın bu raporu, kripto paraların yasadışı ticaretlerdeki rolünü bir kez daha gündeme taşıdı. Kripto ekosisteminde daha fazla şeffaflık ve iş birliği çağrısı yapan bu rapor, sektörün kendisini kara para aklama gibi suçlara karşı daha iyi koruması gerektiğini ortaya koyuyor. Kripto paraların yaygınlaşması, finansal inovasyonu teşvik ederken aynı zamanda daha sıkı düzenlemeler ve denetimler gerektiriyor.

  • Kripto Sahiplerine Artan Tehdit: Kanada’da Kaçırma Girişimi ve Şiddetli Saldırılar

    Kripto Sahiplerine Artan Tehdit: Kanada’da Kaçırma Girişimi ve Şiddetli Saldırılar

    Kanada’da, ismi açıklanmayan bir kripto forumu moderatörünün, Bitcoin’ini çalmak isteyen suçlular tarafından kaçırılmaya çalışıldığı bildirildi. (daha&helliip;)