KoinMedya

Etiket: kripto

  • Yasa Dışı Kriptoya Rusya’dan Sert Darbe

    Yasa Dışı Kriptoya Rusya’dan Sert Darbe

    Rus yetkililer, ülkede yetkisiz kripto para dolaşımında yer alan kişilere yönelik yeni cezalar uygulamaya hazırlanıyor. Rusya Başsavcısı Alexander Gutsan, bu tür faaliyetleri engellemeye yönelik tedbirlerin, yasa dışı işlem gören coin’lere el koyma mekanizmasını da içereceğini duyurdu.

     

    Yasa Dışı Dolaşıma Karşı Yasal Çerçeve Geliştiriliyor

     

    Moskova’daki hükümetin yüksek rütbeli hukuk temsilcisi olan Başsavcı Gutsan, bölge mevkidaşlarıyla yaptığı zirvede, yasalara aykırı olarak dijital para birimlerinin dolaşımını organize edenleri disipline etme yollarının düşünüldüğünü belirtti. TASS haber ajansının aktardığına göre Gutsan, şunları söyledi:

    “Şu anda, dijital para dolaşımının yasa dışı organizasyonu için cezalar, müsadere prosedürü ve bunun devlete devredilmesi için yasal düzenlemeler geliştirilmektedir.”

    Gutsan, savcıların yardımıyla dijital para birimini ve madenciliğini kontrol etmek, ayrıca sanal varlıklar aracılığıyla kara para aklamayla mücadele etmek için yasal bir çerçevenin oluşturulduğunu da sözlerine ekledi. Başsavcı, yolsuzluk, terörizm ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçlarla ilgili işlemleri takip etmek için de mekanizmalar kurulduğunu kaydetti.

     

    Rusya’nın ‘Suç ve Ceza’ Yaklaşımı

     

    Rusya Federasyonu, bugüne kadar büyük ölçüde yasal bir boşlukta var olan kripto para alanını henüz tam olarak düzenlemiş değil. 2021 yılının başlarında yürürlüğe giren “Dijital Finansal Varlıklar Hakkında Kanun” (DFA), kripto parayı mahkeme ve ceza davalarında mülkiyet olarak tanımanın ötesine pek geçmiyor.

    DFA yasası, esas olarak devlet lisanslı kuruluşlar tarafından özel blok zincirlerinde ihraç edilen tokenleştirilmiş “gerçek dünya varlıkları” ile ilgileniyor ve Rus rublesinin ülkedeki tek kabul edilebilir ödeme aracı statüsünü koruyor. Yakın zamanda aşamalı olarak tanıtılacak olan dijital rublenin, mal ve hizmet ödemelerinde kullanılabilecek tek dijital para olması bekleniyor.

    Resmi olarak kripto ödemeleri, Batı yaptırımlarını aşmak için Rus ithalatçı ve ihracatçılarının uluslararası ödemelerde coin kullanmasına izin veren özel bir “deneysel yasal rejim” kapsamında yalnızca bazı Rus şirketleri için geçerli. Ancak Maliye Bakanlığı (Minfin), Bitcoin gibi kriptolara daha geniş yatırımcı erişimi için bastırırken, yetkililer 2026’da kapsamlı yatırım kurallarının geleceğini belirtiyor.

     

    Pazardaki Durum ve Sovyet Dönemi Anıları

     

    Tüm kısıtlama çabalarına rağmen, Rus kripto pazarının düzenlenmemiş segmenti büyümeye devam ediyor. Son tahminlere göre yaklaşık 20 milyon Rus bir şekilde kripto para kullanıyor ve Rus cüzdanlarındaki varlıkların fiat karşılığı 40 milyar doları aşıyor.

    Bu hafta gündeme gelen kripto işlemlerini suç haline getirme önerisi, akıllara yabancı para birimi ve dövizle yapılan ödemelerin uzun hapis cezalarıyla cezalandırıldığı Sovyet dönemindeki para birimi kısıtlamalarını getiriyor. Başsavcılıktan gelen son açıklamalarla, yetkisiz kripto kullanımı Rusya’da daha sert bir şekilde cezalandırılma yolunda ilerliyor gibi görünüyor.

  • Altın Rekorundan Düştü, BTC %8 Güçlendi: Likidite Kriptoya mı Akacak?

    Altın Rekorundan Düştü, BTC %8 Güçlendi: Likidite Kriptoya mı Akacak?

    Günler süren rekor rallisinin ardından altın, sert bir düzeltme yaşayarak yatırımcıları şaşırttı. Ons fiyatı 4,381.52 dolarlık zirveden keskin bir düşüşle 4,101.07 dolara kadar geriledi. Bu geri çekilme, değerli metalin fiyatının son dönemde artan para arzı ve “değer kaybı ticareti”ne yönelik genel piyasa heyecanını yansıttığını gösterdi. Altındaki bu ani düşüş, kripto para piyasalarında ise Bitcoin’e (BTC) yaradı; BTC, altın karşısında %8’in üzerinde değer kazanarak yıllık kayıplarını telafi etmeye başladı.

     

    Altın Madenciliği Hisseleri Çakıldı: En Kötü Gün

     

    Altın fiyatındaki düşüş, madencilik şirketlerinin hisselerini de beraberinde sürükledi. Sektör için önemli bir gösterge olan Van Eck Gold Miners ETF (GDX), günü %9.4’ün üzerinde kayıpla tamamladı. Bu, ETF için Mart 2020’deki pandemi şokundan bu yana görülen en kötü günlük performans olarak kayıtlara geçti.

    Lider madencilik şirketleri de benzer derin kayıplar yaşadı. Barrick Mining Corp. (%9.10), Newmont Corp (%9.10) ve Agnico Eagle Mines (%9.59) gibi devler, son altı ayın zirvelerinden hızla geri çekildi. Külçe altın fiyatlarındaki bu ani düşüşün, bir süredir aşırı ısınan piyasadaki büyük kâr realizasyonu dalgasından kaynaklandığı belirtiliyor.

    Altınla birlikte gümüş de trendini bozarak ons başına 49.33 dolara geriledi ve bu yılki kazançlarını %60’ın üzerindeki zirveden %41.8’e düşürdü. Geri çekilmenin ana nedenleri arasında, ABD dolar endeksinin 16 Ekim’den bu yana toparlanmaya başlaması ve değerli metallere yönelik genel piyasa heyecanının azalması yer alıyor.

     

    BTC Rallisi Başladı: Altın Karşısında Geri Dönüş

     

    Altın fiyatlarındaki hızlı düşüş, BTC’nin değerli metal karşısındaki gücünü artırdı ve kripto paranın bir yıllık düşüş trendinin ardından toparlanmasına neden oldu. BTC, kısa süreliğine 113.000 doların üzerine çıktıktan sonra 112.519 dolara kadar yükseldi. Bu hareketle BTC, yılın en çok kazandıran varlığı olma unvanını korurken net kazancını %68.1 seviyesinde tuttu.

    Bu durum, değerli metallerin de aşırı alım rallileri yaşayabileceğini ve düzeltmelerden geçebileceğini gösterirken, BTC’nin volatilitesi hala altından daha yüksek olmaya devam ediyor. Piyasalar, bu ani altın çöküşünün dağılan likiditenin bir kısmını tekrar BTC ve seçili kripto tokenlerine yönlendireceği umudunu taşıyor. Tarihsel olarak, BTC’nin önemli rallilerinden bazılarının, altın fiyatları zirveye ulaştıktan sonra başladığı biliniyor.

    Bu düşüş dalgası, spot altına primli işlem gören PAXG gibi tokenleştirilmiş altın ürünlerinin de geri adım atmasına neden oldu. Piyasa, altının güvenli liman rolünü sorgularken, likiditenin bir sonraki durağının dijital varlıklar olup olmayacağını yakından izliyor.


    Altın ve kripto piyasalarının bu ayrışması, sizce de ‘dijital altın’ anlatısını güçlendiriyor mu?

  • JPMorgan, Kripto Çöküşünün Sorumlularını Açıkladı

    JPMorgan, Kripto Çöküşünün Sorumlularını Açıkladı

    Geçtiğimiz hafta kripto piyasasında yaşanan ve rekor seviyede tasfiyeye yol açan sert düşüşün, kurumsal yatırımcılar veya perakende ETF sahipleri yerine büyük olasılıkla “kripto-yerlisi” spekülatörlerden kaynaklandığı öne sürüldü. JPMorgan analistleri, Yönetici Direktör Nikolaos Panigirtzoglou liderliğinde yayınladıkları notta, piyasanın çoğunlukla yerel kripto yatırımcılarının kullandığı sürekli vadeli işlemlerde (perpetual futures) önemli bir kaldıraç çözülme (deleveraging) olayı yaşadığına dair kanıtlar olduğunu belirtti.


    ETF ve CME Yatırımcıları Paniğe Kapılmadı

    JPMorgan’ın verileri, düzenlenmiş ürünlerdeki yatırımcıların dayanıklılığını gösteriyor. Spot Bitcoin ETF’lerinden 10-14 Ekim tarihleri arasında yalnızca 220 milyon dolarlık bir çıkış yaşandı, bu da yönetilen varlıkların (AUM) sadece %0,14’üne tekabül ediyor. Ethereum ETF’lerindeki çıkışlar ise %1,23 AUM ile 370 milyon dolara ulaştı, ancak bu oranlar bile analistlere göre, genellikle uzun vadeli ufka sahip olan bu yatırımcıların panik satışına girişmediğini gösteriyor.

    Kurumsal yatırımcıların popüler işlem alanı olan CME Bitcoin vadeli işlemlerinde de hafta boyunca minimal tasfiyeler görüldü. CME Ethereum vadeli işlemlerinde satışlar biraz daha yoğundu, ancak JPMorgan, bunun büyük fonlardan ziyade artan oynaklığa tepki veren algoritmik ve kantitatif tüccarların riski azaltmasından kaynaklandığını bildirdi.

    Analistler, bu eğilimlerin piyasa yapısındaki kritik bir değişimi vurguladığını belirtti: Şiddetli fiyat dalgalanmalarını artık kurumsal ve düzenlenmiş yatırımcılar yönlendirmiyor. Bunun yerine, bu rol denizaşırı ve düzenlemeye tabi olmayan piyasalarda faaliyet gösteren “kripto-yerlisi” oyunculara geri dönmüş durumda.


    Sürekli Vadeli İşlemlerde Tarihi Deleveraging

    ETF’ler ve CME vadeli işlemleri sağlam kalırken, sürekli kaldıraçlı bahis sağlayan sürekli vadeli işlemler (perpetual futures) önemli ölçüde düştü. JPMorgan’a göre, Bitcoin ve Ethereum sürekli vadeli işlemlerindeki açık pozisyon, dolar bazında yaklaşık %40 azaldı ve bu düşüş, spot fiyattaki gerçek düşüşü aştı. Bu keskin düşüş, fiyatlar düştükçe tüccarların pozisyonlarını zorla kapatmak zorunda kaldığını göstererek satışı hızlandırdı.

    Analistler, bu durumun yüksek kaldıraçla denizaşırı platformlarda işlem yapan “kripto-yerlisi” yatırımcılar tarafından gerçekleştirilen büyük ölçekli kaldıraç çözülmesini işaret ettiğini söyledi. Coinglass verilerine göre, 11 Ekim Cuma günkü düzeltme, 1,5 milyondan fazla tüccardan 20 milyar doların üzerinde uzun pozisyonun tasfiyesiyle sonuçlandı. Bu satış dalgası, Mayıs 2021 çöküşünü bile geride bırakarak kripto tarihindeki en büyük tasfiye olayı oldu.

    Çöküşün tetikleyicilerinden biri, Başkan Donald Trump’ın Çin teknoloji ithalatına %100 tarife uygulayacağını duyurmasının ardından riskli varlıklarda satış dalgasına neden olan jeopolitik haberler oldu.


    Spekülatörler Zarar Görürken Temeller Sağlam Kalıyor

    JPMorgan, rekor kıran tasfiyeye rağmen, hasarın uzun vadeli yatırımcılardan çok spekülatörler üzerinde yoğunlaştığını bildirdi. Kurumsal akışlar ETF’ler açısından istikrarlı görünürken, zincir üstü veriler de büyük uzun vadeli sahiplerin varlıklarını sakladığı soğuk cüzdanlardan veya saklama platformlarından büyük bir çıkış olmadığını gösteriyor.

    Ancak piyasa hissiyatı kırılgan kalmaya devam ediyor. Bu olay, kaldıraçlı fonlamanın ve momentum ticaretinin hala kripto piyasalarını yönlendirdiğini ve denizaşırı borsalar üzerinde daha fazla kurumsal katılım ve denetim yaygınlaşana kadar oynaklığın yüksek kalacağını gösterdi. Yatırımcılar ve analistler şimdi Bitcoin’in birçok tüccar için önemli bir psikolojik seviye olan 100.000 doların üzerinde bir tutunma noktası oluşturup oluşturamayacağını ve önümüzdeki haftalarda kaldıraçlı pozisyonların yeniden birikip birikmeyeceğini yakından izliyor.

  • T. Rowe Price’tan Çoklu Kripto ETF Başvurusu: 1.77 Trilyon Dolarlık Dev Aktif Yönetim Fonu Yolda

    T. Rowe Price’tan Çoklu Kripto ETF Başvurusu: 1.77 Trilyon Dolarlık Dev Aktif Yönetim Fonu Yolda

    1.77 trilyon dolarlık devasa bir varlığı yöneten finans devi T. Rowe Price, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) yaptığı başvuruda, kripto para piyasasına yönelik ilk adımı olan Aktif Kripto Borsa Yatırım Fonu (ETF) kurma planlarını resmen duyurdu. Bu hamle, geleneksel finans kuruluşlarının kripto parayı artık meşru ve önemli bir yatırım fırsatı olarak gördüğünü bir kez daha kanıtlıyor.

    Bu ETF, piyasadaki pasif fonların aksine aktif olarak yönetilecek ve ana hedefi FTSE Crypto U.S. Listed Endeksi’nden daha yüksek getiri sağlamak olacak. Fonun NYSE Arca borsasında işlem görmesi planlanıyor ancak henüz belirlenmiş bir borsa kodu bulunmuyor.


     

    Kapsamlı Varlık Portföyü ve Yasal Uyumluluk Odak Noktası

     

    T. Rowe Price’ın SEC dosyalamasına göre, yeni ETF başlangıçta Bitcoin (BTC), Ethereum (ETH) ve Solana (SOL) dahil olmak üzere 5 ila 15 farklı dijital varlığı portföyünde tutacak. Fonun potansiyel yatırım yelpazesi; XRP, Dogecoin (DOGE), Cardano (ADA), Avalanche (AVAX), Shiba Inu (SHIB) ve Litecoin (LTC) gibi popüler altcoinleri de içeriyor. Şirket, piyasa koşullarına göre bu varlık sayısının ve ağırlıklarının değişebileceğini belirtiyor.

    T. Rowe Price, son yıllarda bazı kripto projelerini etkileyen yasal sorunlardan kaçınmak için fonun yalnızca açık yasal sınırlara uyan ve SEC kurallarına tam olarak uygun olan “uygun varlıkları” tutacağının altını çiziyor. Ayrıca, fonun her zaman yeterli likiditeye sahip olmasını sağlamak için varlıklarının bir kısmını nakit, stablecoin veya banka mevduatları gibi kısa vadeli güvenli yatırımlarda tutulacağı bildiriliyor.

    Fonun yönetimi, alım satım kararları ve uzun vadeli stratejisi T. Rowe Price Sponsor LLC tarafından yürütülecek, hesap ve raporlama işlemleri ise T. Rowe Price Associates tarafından sağlanacak.


     

    Staking Potansiyeli ve Uzman Yönetim

     

    Başvuruda yer alan dikkat çekici bir diğer nokta ise, düzenleyicilerin izin vermesi durumunda gelecekte staking faaliyetlerine başlama olasılığı. Bu potansiyel özellik, yatırımcılar için ek gelir yaratabilir ve ağ operasyonlarını destekleyebilir. Ancak şirket, ABD düzenleyicilerinden staking konusunda net rehberlik ve kurallar gelene kadar bu adımı atmayacağını açıkça belirtti.

    Aktif Kripto ETF’i, uzman yöneticiler tarafından idare edilecek. Bu yöneticiler, fonun pozisyonunu ayarlamak ve en uygun alım-satım zamanını belirlemek için fiyat eğilimlerini, piyasa aktivitesini ve her bir koinin uzun vadeli büyüme potansiyelini yakından izleyecekler.

    Bu başvuru, BlackRock, Fidelity ve Grayscale gibi firmaların başarılı Bitcoin ve daha sonra onaylanan Ethereum ETF’leri ile yüz milyarlarca dolarlık yatırım çekmesinin ardından geldi. T. Rowe Price, halihazırda birçok kripto para birimini içeren fon başvurusunda bulunan Fidelity, VanEck ve ProShares gibi büyük finans şirketlerinin izinden giderek, yatırımcı taleplerine yanıt veriyor. SEC’in şu anda incelenen 90’dan fazla kripto ETF başvurusunun varlığı, ABD’deki yatırımcıların kripto regülasyonlarının geleceği konusunda ne kadar iyimser olduğunu gösteriyor.

  • Kripto İşlemleri Patladı: $10 Milyar Değerlemeyle Rekor Kırdı

    Kripto İşlemleri Patladı: $10 Milyar Değerlemeyle Rekor Kırdı

    Architect Partners’ın raporuna göre, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde (Q3) kripto para sektöründeki anlaşma hacmi, bir yıl önceki seviyenin 30 katından fazla artarak rekor bir sıçramayla 10 milyar doları geçti. Bu rekor artış, ABD’deki düzenleyici ortamın değişmesi ve finansın tam entegrasyonuna yönelik hızlanan yarışla doğrudan ilişkilendiriliyor.

    Bu çeyreğin en dikkat çekici faaliyeti, prime broker FalconX’in, Avrupa’da borsa yatırım ürünlerinin (ETP) öncüsü olan İsviçre merkezli 21shares’i satın alması oldu. Tiger Global ve Singapur’un GIC gibi devler tarafından desteklenen FalconX, 2022 yılındaki fonlama turunda 8 milyar dolar değerlemeye ulaşmıştı. 21shares’in bağımsızlığını bırakarak FalconX çatısı altına girmesi, kripto varlıkların ana akım finansla bütünleşme yarışında erişimini ve ölçeğini genişletme zorunluluğunu gösteriyor.

     

    Trump’ın Regülasyon Politikası Anlaşmaların Önünü Açtı

     

    Kripto şirketleri, 2022’deki çöküşün ardından uzun yıllar boyunca düzenleyicilerin baskısı altında çalışmış ve birleşmeler neredeyse durma noktasına gelmişti. Ancak Donald Trump’ın on ay önce Beyaz Saray’a dönmesiyle bu durum köklü biçimde değişti. Trump yönetimindeki SEC, sektörle çatışmacı yaklaşımından iş birliğine geçerek firmalara yasal olarak büyüme yolu açtı.

    21shares CEO’su Russell Barlow, bu politika değişikliğinin şirketlerinin zaman çizelgesini tamamen değiştirdiğini söyledi: “Düzenleyici ortam nihayet bunun daha hızlı gerçekleşmesine izin verdi. Beş yılda yapabileceğimizi düşündüğümüz şeyi artık iki ila üç yılda sıkıştırabiliriz.”

     

    21shares: Ölçek Ekonomisine Uyum Sağlama Çabası

     

    Yakın zamana kadar ABD’nin spot kripto ETF yasağı sayesinde 21shares, Avrupa’da başarılı olmuştu. Ancak 2024 başlarında Başkan Joe Biden döneminde yasağın kalkmasıyla, 21shares, daha derin ceplere ve geniş ağlara sahip olan BlackRock ve Fidelity gibi Amerikan devleriyle rekabet etmek zorunda kaldı.

    BlackRock ve Fidelity, düşük maliyetli Bitcoin ve Ether ETF’leriyle hızla piyasaya hakim oldu ve birlikte 173 milyar doların üzerinde varlık çekti. Sadece BlackRock’ın IBIT Bitcoin ETF’i bile 87 milyar dolar yönetirken, 21shares 50’den fazla ürünüyle 11 milyar dolar yönetiyordu. FalconX tarafından satın alınması, 21shares’e ölçeğin belirleyici olduğu bu yeni piyasada hayatta kalma şansı veriyor.

    Barlow, 21shares’in 100 kişilik ekibini koruyacağını ve bağımsız çalışmaya devam edeceğini doğruladı. Şirket, bu yıl 18 yeni ABD fonu piyasaya sürmeyi ve FalconX’in sağlayacağı altyapı ve sermaye ile Orta Doğu ve Asya’ya yayılmayı planlıyor. Her iki şirket de, işlemlerin daha hızlı çözümlenmesi ve kurumlar için maliyetlerin düşürülmesi amacıyla tokenleştirilmiş tahvil ve hisse senetleri üzerinde deneyler yapmayı amaçlıyor.

     

    Sektörde Konsolidasyon Hız Kesmiyor

     

    Bu yılki anlaşma listesinde öne çıkan diğer büyük işlemler arasında Coinbase’in Deribit’i 2.9 milyar dolara devralması, Ripple’ın Hidden Road ve GTreasury’yi 2 milyar dolara satın alması ve en büyük Bitcoin madencilik operatörlerinden biri olan Core Scientific için CoreWeave’in 9 milyar dolarlık teklifi bulunuyor.

    Yatırım bankası Areta’nın kurucu ortağı Karl-Martin Ahrend, bu konsolidasyonun kripto firmalarını değer zincirlerinin daha fazlasını kontrol etmeye ittiğini belirtti. Ahrend, “ETF’ler ve düzenlemeler kurumsal sermaye için yeni kanallar açarken, piyasa yapıcıları, saklamacılar ve altyapı oyuncuları son yatırımcıya daha da yaklaşıyor” dedi.

    Bu hızla devam eden birleşme furyasına ayak uydurmak isteyen Circle (Haziran’da 1.1 milyar dolar) ve Gemini (Eylül’de 425 milyon dolar) gibi devler de fon topluyor. Bu telaş, Goldman Sachs, Citigroup, Stripe ve Revolut gibi geleneksel finans devlerinin daha büyük bilançolar ve dağıtım ağlarıyla kripto piyasasına yakında girme korkusundan kaynaklanıyor.

  • Rapor: Ukrayna Kaybettiği Milyarlarca Dolarını Düzenleme ile Geri Kazanılabilir

    Rapor: Ukrayna Kaybettiği Milyarlarca Dolarını Düzenleme ile Geri Kazanılabilir

    Ukrayna, kripto paralarla bağlantılı suç faaliyetleri nedeniyle bütçesinde milyarlarca dolarlık gelir kaybına uğruyor. İngiltere’nin önde gelen savunma ve güvenlik düşünce kuruluşu Royal United Services Institute (RUSI) tarafından hazırlanan ve kamu-özel sektör iş birliğine odaklanan yeni rapora göre, uygun denetim mekanizmalarının devreye alınması halinde savaşla yıpranmış ülke 10 milyar dolar veya daha fazlasını geri kazanabilir. Kyiv Independent’ın aktardığı bulgulara göre, yolsuzluğa bulaşmış yetkililerden sıradan suçlulara, hatta Rus ordusuna kadar pek çok aktör Ukrayna’nın “Vahşi Batı” görünümündeki düzenlenmemiş kripto piyasasını kendi çıkarları için kullanıyor. Rapor, düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesinin kolluk kuvvetlerinin suçluları daha hızlı tespit etmesini, kara para aklamanın önüne geçilmesini ve kripto borsalarından yıllık 200 milyon doların üzerinde vergi geliri elde edilmesini sağlayabileceğini vurguluyor.

    Kripto sahipliğinde dünyanın en yüksek oranlarından birine sahip olan Ukrayna, hâlen dijital varlıklar için kapsamlı bir yasal çerçeveye sahip değil. Aslında Şubat 2022’de, Rusya’nın işgalinin hemen öncesinde, “Sanal Varlıklar Hakkında” yasa kabul edilmişti. Ancak gerekli vergi düzenlemeleri yapılmadığı için bu yasa yürürlüğe girmedi. Ülkenin Avrupa Birliği’ne katılım süreci kapsamında yürütülen “Ukraine Facility Plan” programı çerçevesinde onlarca reformdan biri, AB standartlarına uyumlu kripto yasasının bu yılın son çeyreğine kadar hayata geçirilmesini öngörüyor. Ancak AB’nin “Markets in Crypto Assets” (MiCA) düzenlemesini Ukrayna hukukuna entegre edecek iki ek yasa tasarısı hâlen değerlendirme aşamasında.

    RUSI raporunda Ukrayna’ya özgü bazı riskler de öne çıkıyor. Bunların başında kayıt dışı tezgâh üstü (OTC) işlemler, kriptonun Rus ordusu için yaptırımlı ürünlerin tedarikinde kullanılması ve “money mule” (hesap kiralama) yöntemleri geliyor. Savaşın başlamasının ardından Ukrayna Merkez Bankası’nın (NBU) sermaye çıkışını engellemek için getirdiği kısıtlamalar, kripto kullanımında patlamaya yol açtı. Bu ortam, halk arasında “drop” olarak bilinen, genellikle maddi sıkıntı yaşayan kişilerin banka hesaplarını suçlulara küçük bir ücret karşılığında açması şeklinde işleyen para aklama yöntemlerini yaygınlaştırdı. Bazı durumlarda, hesap sahiplerinin dolandırılarak neye alet olduklarını bile bilmedikleri ortaya çıktı. RUSI’nin uzman tahminlerine göre, sadece bu “drop” faaliyetleri Ukrayna devlet bütçesine her ay yaklaşık 1 milyar grivna (yaklaşık 24 milyon dolar) zarar veriyor.

    Raporda ayrıca, Rus aktörlerin hibrit savaş stratejisinin bir parçası olarak OTC platformlarını aktif biçimde kullandığı, Telegram gibi sosyal medya kanallarında Ukraynalı askerlere kripto ile sentetik uyuşturucu satışı yapıldığı öne sürüldü. RUSI, OTC pazarlarının yeterince düzenlenmemesinin Ukrayna’nın hem finansal istikrarını zayıflatacağını hem de uluslararası ortakları nezdinde güvenilirliğini azaltacağını belirtiyor. Uzmanlara göre, güçlü bir düzenleyici çerçeve ile Ukrayna, savaş nedeniyle zaten sarsılmış bütçesine milyarlarca dolarlık ek gelir sağlayabilir ve Batı’dan gördüğü desteği sağlamlaştırabilir.