KoinMedya

Kategori: Coin Haberleri

Kripto para piyasası güncel ve anlık durum, güncel haber, analiz ve yorumlar, anlık kripto para fiyatları ve canlı fiyat grafikleri. Bitcoin, Ethereum, Ripple, Litecoin, Tron, EOS, Cardano, Stellar gibi her bir kripto paranın fiyat, analiz ve grafikleri bir arada.

  • Lukashenko Kriptolar İçin Talimat Verdi

    Lukashenko Kriptolar İçin Talimat Verdi

    Belarus, ekonomisini ve finans sistemini yeniden şekillendirecek önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Ülkenin güçlü lideri Alexander Lukashenko, kripto paraların ödemeler de dahil olmak üzere finansal sistemde daha aktif bir şekilde kullanılması için düzenlemelerin hızlandırılması talimatını verdi. Bu hamle, Belarus’un Batılı ülkelerin uyguladığı uluslararası yaptırımların etkisini hafifletme çabası olarak görülüyor.

    Belarus Cumhuriyeti Ulusal Bankası (NBRB) Başkanı Roman Golovchenko, Salı günü Devlet Başkanı Lukashenko ile yaptığı görüşmenin ardından, ülkenin kripto para kullanımında “çığır açan sonuçlar” elde etmesini sağlayacak yasal değişiklik taslaklarını hazırladıklarını duyurdu. Golovchenko, kripto pazarının ülkenin bankacılık sistemi için “çok önemli bir konu” haline geldiğini vurguladı.

    Rusya’dan Sonra Belarus da Kripto Adımlarını Hızlandırıyor

    Lukashenko’nun kripto paralara yönelik bu ilgisi, ülkesinin en yakın siyasi ve askeri müttefiki olan Rusya‘nın attığı adımlarla paralel ilerliyor. Rusya, Ukrayna’ya yönelik işgali nedeniyle uygulanan ağır yaptırımları aşmak için sınır ötesi kripto ödemelerini kolaylaştıran özel bir “deneysel yasal rejim” uygulamaya koymuştu. Minsk de, benzer yaptırımların hedefi olarak, dış ticarette geleneksel finans kanallarının kısıtlanmasıyla başa çıkmak için benzer çözümler arayışında. Lukashenko, toplantı sırasında Golovchenko’ya doğrudan “Kripto piyasası, kripto para… Nedir ve nasıl ilerleyeceğiz? Özellikle şimdi, ödemeleri kolaylaştırmak için nasıl kullanabiliriz?” şeklinde sorular yönelttiği bildirildi. Bu, liderin konuya verdiği önemin ve duyduğu aciliyetin bir göstergesi.

    Vergi Muafiyetleriyle Gelen Büyüme ve Gelecek Planları

    Belarus’ta kripto para faaliyetleri, 2017’de Lukashenko tarafından imzalanan ve madencilik, alım satım gibi işlemlerin yasallaştırılmasını sağlayan bir kararname ile başlamıştı. Bu kararname, aynı zamanda teknoloji şirketlerine vergi muafiyetleri ve diğer teşvikler sunan Belarus Yüksek Teknoloji Parkı’nı (HTP) kurdu. Golovchenko, HTP’ye kayıtlı platformlardaki işlem hacminin “oldukça güvenli bir şekilde büyüdüğünü” belirterek, “Kripto paralar kalıcı. Bu nedenle kendimizi bu ana akıma çok doğru ve zamanında entegre etmemiz gerekiyor” dedi.

    Hazırlanan yeni yasal düzenlemeler, sadece ekonominin geri kalanına zarar vermesini önlemekle kalmayıp, aynı zamanda kripto paraları ve dijital finansal varlıkları ülkenin finans politikasının bir parçası olarak aktif bir şekilde kullanmayı hedefliyor. Golovchenko, bu düzenlemelerin detaylarının yakın zamanda düzenlenecek özel bir konferansta ele alınacağını belirtti. Lukashenko’nun da bu girişimleri desteklemesiyle Belarus, kripto para alanında önemli bir dönüşümün eşiğinde duruyor.

  • Coinbase’ten DeFi Ekosistemine Büyük Hamle: Yeni Stabilcoin Fonuyla Likidite Desteği Başlatıldı

    Coinbase’ten DeFi Ekosistemine Büyük Hamle: Yeni Stabilcoin Fonuyla Likidite Desteği Başlatıldı

    Kripto para borsası devi Coinbase, merkeziyetsiz finans (DeFi) protokollerindeki stabilcoin likiditesini artırmak amacıyla Stabilcoin Bootstrap Fonu‘nu neredeyse altı yıl aradan sonra yeniden faaliyete geçirdi. Coinbase Varlık Yönetimi (Coinbase Asset Management) tarafından yönetilecek olan fon, ilk aşamada popüler DeFi platformları olan Aave, Morpho, Kamino ve Jupiter‘e likidite sağlayacak. Bu hamle, hem köklü hem de yeni nesil DeFi projelerinin büyümesini desteklemeyi hedefliyor.

    Fonun Amacı ve Detayları

    Coinbase’in İş Geliştirme Yöneticisi Shan Aggarwal, fonun amacını “on-chain protokollerdeki benzersiz kullanım durumları için yeterli likiditeyi sağlamak amacıyla sermaye dağıtmak” olarak açıkladı. Fonun toplam büyüklüğü açıklanmazken, başlangıçta Circle adına USDC ve EURC stabilcoinleri ile likidite sağlanacağı, ilerleyen dönemlerde ise diğer stabilcoinlerin de eklenebileceği belirtildi.

    Bu fon, özellikle iki büyük blockchain ağına odaklanıyor:

    • Ethereum üzerinde borç alma ve verme protokolleri olan Aave ve Morpho.
    • Solana üzerinde likidite sağlama ve ticaret toplama platformları olarak öne çıkan Kamino ve Jupiter.

    Coinbase, bu stratejinin uzun vadede USDC‘nin hem mevcut hem de gelişmekte olan ağlarda sürekli kullanılabilirliğini garanti etme hedefinin bir parçası olduğunu vurguluyor. Bu sayede borçlanma maliyetlerini düşürmeyi, ticari kaymaları (slippage) en aza indirmeyi ve protokollerin büyümesini desteklemeyi amaçlıyor.

    2019’daki Başarılı Girişimin Devamı

    Coinbase’in bu girişimi, 2019’da başlattığı ilk Stabilcoin Bootstrap Fonu’nun başarısının üzerine inşa ediliyor. İlk fon, USDC‘nin piyasaya yeni çıktığı dönemde likidite sağlamak için kullanılmıştı. O dönemde Compound ve dYdX gibi platformlara 1’er milyon dolarlık likidite enjekte eden Coinbase, bu sayede USDC‘nin DeFi ekosisteminde temel bir değer saklama aracı haline gelmesine yardımcı olmuştu. Bu erken likidite enjeksiyonları, işlem ve borçlanma maliyetlerini düşürerek USDC‘ye olan güveni ve benimsenmeyi artırmıştı. Bugün USDC, milyarlarca dolarlık günlük işlem hacmiyle çok zincirli bir güç merkezi haline gelmiş durumda.

    Coinbase, yeniden başlatılan fonun zamanlamasının da kritik olduğunu belirtiyor. Şirket, “on-chain finansal hizmetlerin bir dönüm noktasında olduğunu” ifade ederek, hem kripto yerlilerinin hem de yeni gelenlerin, borçlanma, borç verme ve alım satım işlemleri için geleneksel alternatifler yerine giderek daha fazla stabilcoin destekli DeFi araçlarına yöneldiğini vurguluyor.

    Yeni ve Gelişmekte Olan Projelere Destek

    Coinbase’in fonu, yalnızca yerleşik DeFi devlerini değil, aynı zamanda erken aşama likidite sorunu yaşayan küçük veya yeni protokolleri de desteklemeyi amaçlıyor. Şirket, bu projelere doğrudan stabilcoin enjekte ederek daha sağlam bir başlangıç yapmalarını sağlamayı ve böylece faiz oranlarını istikrara kavuşturmayı hedefliyor. Coinbase’in bu adımı, DeFi ekosisteminde rekabeti ve inovasyonu teşvik ederken, USDC‘nin pazar payını ve kullanım alanlarını daha da genişletme stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

  • SUI ve Robinhood Listeleme Spekülasyonları

    SUI ve Robinhood Listeleme Spekülasyonları

    SUI, potansiyel olarak Robinhood’un listeleme platformuna eklenecek bir sonraki Katman-1 (L1) tokeni olarak kripto topluluğunun dikkatini çekti. Robinhood’un SUI’yi listelediğine dair kısa süreliğine yayınlanan ve hemen silinen bir blog yazısı, tokenin fiyatının hızla yükselmesine neden oldu. Bu gelişme, SUI’nin hem ABD’li yatırımcılar nezdinde benimsenmesi hem de L1 ağının büyüyen potansiyeli açısından önemli bir işaret olarak yorumlanıyor.

    SUI ve Robinhood Listeleme Spekülasyonları

    Robinhood, yatırım platformuna eklenen yeni projelerle sürekli olarak portföyünü genişletiyor. SUI’nin bu platforma eklenme ihtimali, milyonlarca ABD’li yatırımcıya erişim sağlaması anlamına geleceği için büyük bir heyecan yarattı. Silinen blog yazısında, SUI’nin “ABD’de üretilen” en iyi kripto tokenlarından biri olduğu vurgulanıyor ve 21 Capital ile Canary Capital’in SUI ETF başvurusunda bulunduğu, bu başvuruların ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) kararını beklediği belirtiliyordu. Bu durum, SUI’nin kurumsal yatırımcılar için de çekici bir varlık haline geldiğini gösteriyor.

    SUI Fiyat Volatilitesi ve Teknik Analiz

    Robinhood haberlerinin ardından SUI, 3,74 dolara kadar yükseldi. Ancak, bu iyimserliğe rağmen, SUI’nin 2025 yılı boyunca dalgalı bir seyir izlediği ve Ocak ayındaki seviyelerinin altında işlem gördüğü belirtiliyor. Açık pozisyonlardaki düşüş de bu volatilitenin bir göstergesi. SUI açık pozisyon faizi, Temmuz ayındaki 1,34 milyar dolar seviyesinden 931 milyon dolara geriledi. Pozisyonların %79’unun long (uzun) olması, aşağı yönlü bir düzeltme durumunda potansiyel likidasyon riskini artırıyor. Ancak, Binance gibi borsalarda 3,80 dolar civarında biriken likidite, bir short squeeze (kısa pozisyon sıkışması) ile fiyatın daha da yükselmesine neden olabilir.

    Grayscale ve SUI Ekosistemine Odaklanma

    Sadece Robinhood haberleri değil, aynı zamanda kurumsal yatırımcıların ilgisi de SUI ekosistemine olan güveni artırıyor. Grayscale, sadece SUI tokenine odaklanan bir tröst ürününün ötesine geçerek, SUI ekosistemindeki diğer varlıkları da yatırım portföyüne ekledi. Şirket, Deep Book ve Walrus Protocol gibi DeFi ve Web3 protokolleri üzerine kurulu yeni ürünler başlattı. Bu ürünler, yatırımcılara DEEP ve WAL tokenleri aracılığıyla SUI ekosistemindeki yeniliklere doğrudan maruz kalma fırsatı sunuyor. Grayscale’in bu hamlesi, SUI ağının kurumsal düzeyde faaliyetleri desteklemeye hazır olduğunun bir teyidi olarak görülüyor.

    SUI Ekosisteminin Gücü

    SUI’nin ekosistemi, DeFi’deki büyüme sayesinde hız kazanıyor. Ağdaki kilitlenen toplam değer (TVL), 2 milyar doları aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine yaklaştı. Bu, sadece üç ay içinde TVL’nin ikiye katlandığı anlamına geliyor. SUI, günlük 45 bin dolar civarında bir ücret geliri elde ediyor ve ağda 881 milyon dolarlık stabilcoin likiditesi bulunuyor. Ekosistemin büyümesinde, son zamanlarda yeniden faaliyete geçen Suilend Protocol ve Cetus DEX gibi projelerin etkisi büyük. Bu gelişmeler, SUI’nin kripto dünyasında sağlam bir yer edinmek için doğru yolda olduğunu gösteriyor.

  • Radyant Kapital Hack’inde Yeni Gelişme: Hırsızlık Edilen Fonlar Kripto Piyasasına Sürüldü

    Radyant Kapital Hack’inde Yeni Gelişme: Hırsızlık Edilen Fonlar Kripto Piyasasına Sürüldü

     

    Kripto dünyasında yankı uyandıran ve 53 milyon dolarlık zarara yol açan Radyant Kapital (Radiant Capital) hack’i, yeni bir gelişmeyle tekrar gündeme geldi. Hack’i gerçekleştiren kötü niyetli aktörler, çaldıkları fonları parça parça kripto piyasasına sürmeye devam ediyor. Son olarak, çalınan 3.091 Ethereum (ETH) tokeni, yaklaşık 13.26 milyon dolar değerinde DAI stabilcoinine dönüştürülerek başka bir cüzdana aktarıldı.

    Bu gelişme, hackerların izlerini kaybettirme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. On-chain analiz şirketlerinin takibine göre, hackerlar her bir ETH tokenini 4.291 dolardan satarak DAI’ye çevirdi ve bu stabilcoinleri anında başka bir adrese transfer etti. Bu tür hareketler, çalınan fonların takip edilmesini zorlaştırmak ve nihayetinde nakde çevrilmesini sağlamak için sıkça kullanılan bir yöntem. Bu son işlem, 17 Ekim 2024’te meydana gelen büyük hack’ten bu yana gerçekleşen fon hareketlerinin sadece bir parçası. Hackerların, toplam 53 milyon dolarlık çalınan varlıkların farklı kısımlarını peyderpey tasfiye ettikleri düşünülüyor.

    Radyant Kapital Hack’inin Perde Arkası: Aylarca Süren Sinsi Bir Plan

    Bu büyük hack, tek bir anlık saldırıdan ziyade, aylarca süren dikkatli bir planlamanın sonucu olarak ortaya çıktı. Saldırının kökleri, 2 Ekim 2024 tarihinde Arbitrum, Base, BSC ve Ethereum gibi birden fazla blockchain ağına kötü niyetli akıllı sözleşmelerin dağıtılmasına dayanıyor. Ancak asıl saldırı, 16 Ekim’e kadar bir ay boyunca gerçekleştirilmedi.

    Saldırının kilit noktası, Radyant’ın 3-of-11 multisig (çoklu imza) güvenlik mekanizmasıydı. Hackerlar, bu mekanizmayı hedefleyerek “emisyon ayarlamaları” gibi görünen meşru işlemlerin arasına sızmayı başardı. Saldırı altyapısı, haftalar öncesinden hackerlar tarafından kurulmuştu.

    Saldırıda kullanılan yöntem oldukça sofistikeydi. Hackerlar, macOS platformları için özelleştirilmiş INLETDRIFT adlı bir zararlı yazılım kullandı. Bu kötü amaçlı yazılım, saldırganlara arka kapı erişimi sağlayarak man-in-the-middle saldırıları (ortadaki adam saldırısı) yapma imkanı sundu. Bu sayede, geliştiriciler donanım cüzdanlarında meşru işlem verilerini görürken, arka planda zararlı komutlar çalıştırılıyordu. Bu sinsi saldırı sonucunda, Radyant’ın hem kasasından hem de kullanıcı bakiyelerinden toplam 53 milyon dolar çalındı.

    Hack’e Giden Yol: Sosyal Mühendislik Tuzağı

    Bu büyük hack’in başlangıç noktası, bir sosyal mühendislik saldırısıydı. Saldırı, 11 Eylül 2024 tarihinde, Radyant Kapital’in geliştiricilerinden birine gönderilen sahte bir Telegram mesajıyla başladı. Saldırgan, kendisini güvenilir eski bir yüklenici gibi göstererek, bir “Penpie Hack Analiz Raporu” hakkında geri bildirim istedi.

    Saldırgan, açıldığında geçerli bir PDF belgesi gibi görünen bir ZIP dosyası içeren bir e-posta gönderdi. Dosya, içerisinde INLETDRIFT zararlı yazılımını barındırıyordu. Dosyayı barındıran site bile, meşru yüklenicinin sitesine neredeyse tıpatıp benziyordu. Eğer geliştirici bu dosyayı açsaydı, dosya normal bir analiz verisi gibi görünecek, ancak gizlice arka kapı erişimini sağlayacaktı. Geliştirici, farkında olmadan bir .app dosyasını çalıştıracak ve bu da komuta-kontrol sunucularıyla iletişim kurarak hackerlara ağa erişim imkanı tanıyacaktı.

    Bu olay, en gelişmiş güvenlik önlemlerinin bile, insan faktörünün zafiyetleri karşısında ne kadar savunmasız kalabileceğini bir kez daha gösteriyor. Kripto dünyasındaki güvenlik uzmanları, bu tür sosyal mühendislik saldırılarına karşı farkındalık yaratmanın ve en son teknolojiye sahip koruma mekanizmalarını kullanmanın önemini vurguluyor.

  • Aave, Hızlı Büyümesiyle 100 Milyar Dolara Koşuyor

    Aave, Hızlı Büyümesiyle 100 Milyar Dolara Koşuyor

    Merkeziyetsiz finans (DeFi) dünyasının en büyük protokollerinden biri olan Aave’nin kurucusu Stani Kulechov, platformun net mevduatlarının 2025 sonuna kadar 100 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Bu cesur öngörü, Aave’nin son bir yıldaki olağanüstü büyüme performansına dayanıyor. Geçen yılın ağustos ayında yaklaşık 18 milyar dolar net mevduata sahip olan protokol, bu rakamı kısa sürede 60 milyar doların üzerine çıkardı. Bu, sadece bir yıl içinde mevduatların üç kattan fazla arttığı anlamına geliyor.

    Aave’nin bu başarısı, geleneksel bankacılık dünyasıyla karşılaştırıldığında daha da etkileyici hale geliyor. Eğer Kulechov’un tahmini gerçekleşirse, 100 milyar dolarlık net mevduat, Aave’yi ABD’deki en büyük 35. banka olan Deutsche Bank ile aynı seviyeye getirecek. Bu durum, merkeziyetsiz finansın geleneksel finans kurumlarına meydan okuma potansiyelini açıkça gösteriyor.

    Büyümenin Arkasındaki Dinamikler

    Aave’nin bu hızlı büyümesinin temelinde birkaç önemli faktör yatıyor:

    • Yüksek Getiri Oranları: Aave, kullanıcılarına stablecoin’ler üzerinden yüksek getiri oranları sunarak hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların ilgisini çekiyor. Örneğin, GHO stablecoin’in %11 getiri sağlaması, geleneksel bankaların sunduğu oranların çok üzerinde. Bu yüksek getiriler, yield farming ve arbitraj fırsatları arayan yatırımcılar için büyük bir cazibe merkezi oluşturuyor.
    • Ethena ile Sinerji (Aavethena): Aave’nin, sentetik dolar protokolü Ethena ile kurduğu iş birliği, büyümenin en önemli itici güçlerinden biri. Ethena’nın 6.4 milyar dolarlık varlığını Aave’ye yatırması, protokolün net mevduatlarında büyük bir artışa yol açtı. Bu sinerji, Aave’yi yeni bir likidite ve gelir kaynağına ulaştırdı ve Kulechov tarafından “bu döngünün DeFi primitive’i” olarak tanımlandı.
    • Ethereum’un Yükselişi: Son aylarda Ethereum (ETH) fiyatının 4.000 doları aşması ve %72’den fazla değer kazanması, tüm DeFi ekosistemine ivme kazandırdı. Fiyattaki bu artış, DeFi faaliyetlerine olan ilgiyi de artırdı ve Aave, bu ilginin en büyük faydalanıcısı oldu. Geliştiriciler, Aave V3 için yeni bir yazılım geliştirme aracı (SDK) yayınlayarak platformun teknik altyapısını da güçlendirmeye devam ediyor.

    Kurumsal Benimseme ve Piyasa Konumu

    Aave’nin büyümesi, yalnızca on-chain verilerle sınırlı değil. Şirketlerin de Aave’yi kullanmaya başlaması, protokolün geleceği için umut verici bir işaret olarak değerlendiriliyor. Örneğin, Ethereum hazine şirketi BTCS, hem ETH alımlarını finanse etmek hem de protokolde getiri elde etmek için Aave’yi kullanıyor.

    Aave’nin toplam kilitli değeri (TVL) 38.5 milyar doların üzerinde seyrederken, bu rakam onu açık ara en büyük DeFi platformu yapmaya devam ediyor. Aynı zamanda, Aave, tüm borç verme protokolleri arasındaki aktif Bitcoin miktarının %60’ından fazlasını elinde tutarak sektördeki lider konumunu sağlamlaştırıyor. Protokolün yerel tokenı AAVE, son 90 günde %40’tan fazla değer kazanarak bu yükseliş trendini destekliyor.

    Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, Stani Kulechov’un 100 milyar dolarlık tahmini, sadece iddialı bir beklenti olmaktan çıkıp, Aave’nin mevcut ivmesi göz önüne alındığında oldukça ulaşılabilir bir hedef haline geliyor.

  • Pump.fun Tokenı PUMP, Geri Alım Stratejisiyle Yükselişe Geçiyor

    Pump.fun Tokenı PUMP, Geri Alım Stratejisiyle Yükselişe Geçiyor

    Pump.fun platformunun yerel tokenı PUMP, son dönemde uygulanan yeni token oluşturma ve takas modelinin etkisiyle tüm zamanların en düşük seviyelerinden toparlanıyor. Platformun başlattığı token geri alım stratejisi ve TOKABU gibi öne çıkan tokenların yarattığı ilgi, PUMP’ın değerini artırıyor. Pump.fun, en iyi performans gösteren tokenları belirleyerek ve bunlar için fon ayırarak daha seçici bir yaklaşım benimsediğini ve platformdan elde edilen tüm gelirleri PUMP geri alımlarına ayırma taahhüdünde bulunduğunu belirtiyor. Bu strateji, PUMP tokenının arzını azaltarak kıtlık yaratmayı ve piyasa güvenini artırmayı hedefliyor.

    Geri Alım Programı ve Piyasa Etkisi

    Platformun günlük işlem ücretlerinin yeniden artışa geçmesiyle birlikte, PUMP token geri alımları da zirveye yaklaştı. Son birkaç gündeki yeni token akışı ve artan ücretler, doğrudan geri alımlarda bir artışa dönüştü. Şu ana kadar, Pump.fun token arzının %0.67’sini geri satın aldı. Bu program, Glass Full Foundation gibi kurumların da katılımıyla PUMP’ı önde gelen varlıklardan biri haline getirdi. Bu strateji, PUMP’ın, iç satışlar nedeniyle değerini hızla yitiren bir ilk coin arzı (ICO) tokenı olma itibarından kurtulmasını amaçlıyor. Bunun yerine, uzun vadeli tutma ve ekosisteme destek sağlama kültürünü teşvik etmeyi hedefliyor.

    PUMP, geçtiğimiz hafta %24’ün üzerinde değer kazanarak 0.0036 dolara kadar yükseldi ve halka arz fiyatına yaklaştı. Ancak bu toparlanma, başlangıçtaki düşüşe kıyasla daha yavaş ilerliyor çünkü ilk ICO alımları yapan balinalar (whales), hâlâ ellerindeki tokenları nakde çevirmeye devam ediyor. Bir balinanın temmuz sonunda aldığı 1.1 milyar PUMP tokenını bir hafta sonra kârla sattığı görülüyor. Buna ek olarak, fenomenlerin (influencers) de PUMP tokenlarını satmaya devam etmesi, toparlanma hızını yavaşlatıyor.

    Pump.fun’ın Yeni Memecoin Stratejisi

    Pump.fun’ın yeni stratejisi, sadece PUMP tokenına odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda kendi portföyünden çıkan tokenlarla bir “kült topluluk” yaratmayı da amaçlıyor. Housecoin (HOUSE) ve The Spirit of Gambling (TOKABU) gibi tokenlar bu stratejinin öncülerinden. TOKABU, son günlerde %65’in üzerinde artışla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşarak, 20 günden kısa sürede 100 kat değer kazandı. Bu dikey yükselişin ardından kâr satışlarının başlaması, TOKABU’yu şu an için riskli bir yatırım haline getiriyor.

    Bu yeni memecoin seçimi, 2024’teki popüler memecoin çılgınlığının tekrarını hedeflese de, şu an için bu tokenların değeri 30-50 milyon dolar civarında seyrediyor ve o dönemki yüz milyon dolarlık değerlemelerin gerisinde kalıyor. Bu yeni yaklaşım, çoğu tokenın bir ay içinde likit olmayan ve unutulan varlıklara dönüştüğü Pump.fun platformunun en büyük sorunlarından birini çözme amacı taşıyor. Platform, yeni stratejisiyle hem kendi tokenına hem de desteklediği seçili projelere kalıcı bir değer katmayı hedefliyor.