KoinMedya

Kategori: Bitcoin Haberleri

Güncel Bitcoin haberleri: Anlık Bitcoin Fiyatı, Canlı Bitcoin Grafikleri, Güncel Bitcoin haber, Günlük Bitcoin Teknik Analizi, BTC/USD, BTC/TL Fiyatı

  • El Salvador, Ulusal Bitcoin Rezervini 14 Yeni Cüzdana Taşıyor

    El Salvador, Ulusal Bitcoin Rezervini 14 Yeni Cüzdana Taşıyor

    El Salvador, ulusal stratejik Bitcoin rezervlerini tek bir cüzdanda tutma uygulamasını sona erdirerek, varlıklarını 14 yeni cüzdana taşıma kararı aldığını duyurdu. Ülkenin resmi Bitcoin Ofisi tarafından sosyal medya platformu X’te yapılan açıklamada, bu adımın hem uzun vadeli güvenliği artırmak hem de gelecekte ortaya çıkabilecek kuantum bilgisayar tehditlerine karşı önlem almak amacıyla atıldığı vurgulandı. Açıklamada, “Bir adresten harcama yapıldığında, o adresin açık anahtarları ortaya çıkar ve saldırıya açık hale gelir. Fonların bölünmesi, olası kuantum saldırılarının etkisini en aza indirir” denildi.

    Teoride kuantum bilgisayarlar, Shor algoritmasını kullanarak açık-özel anahtar kriptografisini çözebilir. Bu teknoloji, yalnızca Bitcoin değil, bankacılık, e-posta ve iletişim gibi birçok kritik sistemin güvenliğini de ilgilendiriyor. Bitcoin Ofisi, bir işlem imzalanıp blokzincire yansıtıldığında, adresin açık anahtarının görünür hale geldiğini ve yeterince güçlü kuantum bilgisayarların bu bilgiyi kullanarak özel anahtarı keşfedip fonları yönlendirme riski doğurabileceğini belirtti. Bu nedenle, El Salvador her birinde yaklaşık 500 BTC tutacak şekilde rezervi 14 adrese bölüştü. Daha önce tek bir adres kullanan ülke, bu uygulama ile şeffaflığı korumaya devam edeceğini, ancak yeni bir kamu panosu üzerinden çoklu adreslerin izlenebilir olacağını ifade etti.

    Quantum araştırma firması Project Eleven’in verilerine göre, eğer kuantum bilgisayarlar eliptik eğri kriptografisini kırabilecek güce ulaşırsa, bugünkü değeri yaklaşık 650 milyar dolar olan 6 milyon BTC risk altında olabilir. El Salvador’un 6.274 BTC’lik (yaklaşık 678 milyon dolar) rezervi, bu riskleri azaltmak adına bölüştürüldü. Yine de uzmanlar, kuantum bilgisayarların henüz bu seviyeden oldukça uzak olduğunu vurguluyor. Project Eleven, şu an Shor algoritmasını çalıştıran hiçbir kuantum bilgisayarın 3-bit anahtarı dahi kıramadığını belirtiyor.

    MicroStrategy’nin Bitcoin stratejisinin mimarı Michael Saylor da kuantum tehdidini abartılı buluyor. Saylor, haziran ayında yaptığı açıklamada “Eğer bu bir gün gerçek bir sorun haline gelirse, Bitcoin protokolü donanım ve yazılım güncellemeleriyle kolaylıkla adapte edilecektir. Microsoft, Google veya ABD hükümeti nasıl güncellemeler yapıyorsa, Bitcoin de yapar” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan El Salvador, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yaşadığı gerilimle de gündemde. IMF, temmuz ayında yayımladığı raporda ülkenin şubat ayından bu yana yeni Bitcoin alımı yapmadığını ileri sürdü. Bu durum, El Salvador’un düzenli satın alım duyurularını sorgulatan bir tartışma yarattı. Aralık 2024’te IMF’den 1,4 milyar dolarlık finansman anlaşması sağlayan El Salvador, Bitcoin girişimlerini azaltma taahhüdü vermişti. Ancak Bitcoin’in yasal para birimi olarak kabul edilmesi ve vatandaşların gönüllü kullanımına sunulması gibi bazı şartlar, ülke tarafından kabul görmeye devam ediyor.

    Sonuç olarak, El Salvador’un rezervlerini bölüştürme kararı, hem teknik güvenlik hem de siyasi ve ekonomik baskılar karşısında alınmış stratejik bir adım olarak öne çıkıyor. Kuantum bilgisayarların pratik bir tehdit oluşturması uzak görünse de, ülke şimdiden rezervlerini koruma yönünde proaktif davranarak diğer devletlere örnek olabilecek bir model sunmuş oldu.

  • Bitcoin 7 Haftanın Dip Seviyesinde, Gözler Fed’de

    Bitcoin 7 Haftanın Dip Seviyesinde, Gözler Fed’de

    Bitcoin, geçtiğimiz hafta sonu yaşadığı sert satış dalgasıyla birlikte son yedi haftanın en düşük seviyesine gerileyerek 111 bin dolar civarında işlem görüyor. Ağustos başındaki 124 bin dolar seviyelerinden yüzde 10’un üzerinde düşüş kaydeden BTC, pazar günü gerçekleşen 24 bin BTC’lik tek seferlik satışın ardından zincirleme likidasyonlarla sert bir düşüş yaşadı. Bu hareket, kaldıraçlı pozisyonların önemli ölçüde azalmasına yol açarken yatırımcıların temkinli kalmasına neden oldu.

    Makro cephede ise ABD Başkanı Donald Trump’ın, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişimi piyasaların odağına oturdu. Modern dönemde benzeri görülmemiş bu hamle, merkez bankası bağımsızlığına ilişkin tartışmaları alevlendirirken, kripto piyasalarında volatilite riskini artırıyor.

    Bununla birlikte, spot Bitcoin ETF’lerine son günlerde yaklaşık 250 milyon dolarlık net giriş yaşanması, kurumsal yatırımcıların düşüşleri fırsat olarak görmeye devam ettiğini gösteriyor. Tarihsel olarak bu tür girişler, genellikle trend kırılımı yerine taban oluşumlarıyla ilişkilendiriliyor.

    Altcoin piyasasında ise Ethereum (ETH) öne çıktı. ETH, gün içinde yüzde 4’e varan yükselişle 4.900 dolar seviyesine yaklaşarak yatırımcıların dikkatini çekti. ETH’nin Bitcoin’e kıyasla gösterdiği bu güç, “kaliteli altlara dönüş” temasını destekliyor. Avalanche ve büyük DeFi token’larında da alım ilgisi gözleniyor.

    Teknik açıdan bakıldığında 110 bin dolar bölgesi kritik destek konumunda. Bu seviyenin altında kalıcı bir kırılım, fiyatı 100 bin dolar bandına doğru çekebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 117-120 bin dolar aralığı ilk önemli direnç olarak öne çıkıyor.

    Sonuç olarak piyasa, hem Fed belirsizliğini hem de son düşüşün sindirilmesini fiyatlıyor. ETF girişleri ve Ethereum’un güçlü performansı risk iştahının tamamen kaybolmadığını gösteriyor. Ancak 110 bin doların altındaki kapanışlar, düşüş trendinin derinleşmesine kapı aralayabilir.

  • Bitcoin Boğa Koşusu Hiç Bitmeyecek mi? Sektör Lideri İddialı Konuştu

    Bitcoin Boğa Koşusu Hiç Bitmeyecek mi? Sektör Lideri İddialı Konuştu

     

     

    Bitcoin Inc. CEO’su ve eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Bitcoin danışma ekibinin bir üyesi olan David Bailey, Bitcoin piyasasının önümüzdeki yıllarda bir ayı piyasası görmeyeceğini iddia ediyor.

    Kurumsal Talep “Duraksız Yükselişi” Getirecek

    Bailey’nin bu iddialı tahmini, Bitcoin’e yönelik artan kurumsal talebe dayanıyor. X üzerinden yaptığı bir açıklamada, dünyanın en büyük yatırımcılarının yalnızca çok küçük bir bölümünün şu anda Bitcoin’e sahip olduğunu, bu durumun da potansiyel talebin büyük bir kısmının henüz ortaya çıkmadığı anlamına geldiğini belirtti.

    Bailey, “Kurumsal yatırımcıların yüzde birinden daha azının Bitcoin’e maruziyeti var ve olanların tahsisi de yüzde birden az,” diye yazdı. “Bu, talebin %99.99’unun bizi beklediği anlamına geliyor. Bitcoin başına 1 milyon dolara tırmanış için 1 trilyon dolarlık bir likidite bile yok.”

    Tarihsel Döngüler Tekrarlanmayacak mı?

    Bailey’nin bu öngörüsü, perakende yatırımcılar ve analistler arasında tartışma yarattı. Bazı eleştirmenler, her piyasa döngüsünde geçmişteki kalıpların artık geçerli olmadığını iddia eden açıklamaların yapıldığını, ancak fiyat hareketlerinin tarihsel zaman çizelgeleriyle tam olarak eşleştiğini söylüyor.

    Ancak Bailey, bu seferki durumun kurumsal katılımın boyutu nedeniyle farklı olduğunu savunuyor. 2020’de MassMutual gibi şirketlerin yaptığı 100 milyon dolarlık Bitcoin alımlarını “marjinal bahisler” olarak değerlendiren Bailey, şu anki durumu kurumsal benimsemenin “ebedi Eylülü” olarak tanımlıyor.

    Diğer analistler ise Bitcoin’in geleneksel piyasalardan bağımsız hareket etmediği konusunda uyarıyor. Bir analist, kripto piyasalarının hala hisse senetlerine yoğun bir şekilde bağlı olduğunu ve eğer hisse senetleri bir ayı piyasasına girerse, kriptonun da onu takip edeceğini belirtiyor.

    “Eylül Etkisi” ve Makro Riskler Devam Ediyor

    Bitcoin’in tarihsel fiyat hareketleri de bu tartışmaya farklı bir boyut katıyor. Her halving sonrası yılda, Eylül ayının sürekli olarak kırmızı (negatif) bir ay olduğu gözlemleniyor. Örneğin, 2017’de Bitcoin Temmuz ve Ağustos aylarında büyük kazançlar elde etmiş, ancak Eylül ayında %7.44 düşüş yaşamıştı.

    Uzmanlar, Bitcoin’in yolunun daha da yükseleceğini düşünse de, ayı piyasasının yıllarca uzakta olduğu fikrine şüpheyle yaklaşıyor. Piyasalar olgunlaştıkça oynaklığın azalmasını bekliyorlar ancak beklenmedik makroekonomik şokların her zaman bir risk taşıdığını vurguluyorlar. Gelecek bir yılda faiz oranlarında yeni bir artış, piyasayı olumsuz bir düzeltme evresine sokabilir.

  • Norveç Varlık Fonu, Bitcoin Yatırımlarını %83 Artırdı

    Norveç Varlık Fonu, Bitcoin Yatırımlarını %83 Artırdı

    Dünyanın en büyük varlık fonlarından biri olan Norveç Varlık Fonu (NBIM), 2025’in ikinci çeyreğinde Bitcoin’e olan dolaylı maruziyetini %83 oranında artırdı. Bu hamle, kurumsal yatırımcıların doğrudan kripto para alımı yerine, bilançolarında önemli miktarda Bitcoin tutan şirketlerin hisselerine yatırım yapma eğiliminin güçlendiğini gösteriyor.

    Standard Chartered tarafından yapılan analize göre, fon bu çeyrekte portföyüne 5.200 BTC ekleyerek toplam Bitcoin varlığını 11.400 BTC‘ye çıkardı.

    Metaplanet ve Strategy Hisseleriyle Dolaylı BTC Erişimi

    NBIM, Bitcoin maruziyetini genellikle eski adıyla MicroStrategy olan Strategy firmasının hisseleri aracılığıyla elde ediyor. Standard Chartered’ın dijital varlık araştırmaları küresel başkanı Geoffrey Kendrick‘e göre, fon bu kez hem Strategy hem de Metaplanet’teki hisse senetlerini artırdı. Ancak, Metaplanet’e yaklaşık 200 BTC‘lik bir yatırım yapıldığı ve ana maruziyetin hala Strategy’de yoğunlaştığı belirtildi.

    Kendrick, bu artışın pasif bir pozisyondan ziyade “proaktif bir hamle” olduğunu vurguladı. Mevcut fiyatlarla, Strategy’nin elindeki 628.946 BTC‘lik devasa miktar 74 milyar dolara yaklaşarak şirketleri Bitcoin tutan halka açık firmalar arasında ilk sırada yer almasını sağlıyor. Metaplanet ise 18.113 BTC ile yedinci sırada bulunuyor.

    K33 tarafından hazırlanan bir rapor, NBIM’in Bitcoin maruziyetinin 2025’in ilk yarısında bir yılda %192’den fazla arttığını gösteriyordu. Araştırmacılar, bu artışın büyük ölçüde Strategy gibi firmaların Bitcoin biriktirme çabaları ve Bitcoin’in bu yılki %11.9’luk değer kazancıyla ilişkili olduğunu belirtiyor.

    Kripto Piyasası İçin Yeni Fiyat Tahminleri

    Geoffrey Kendrick, uzun süredir Bitcoin’in geleceği konusunda iyimser bir tablo çiziyor. Son dönemde Bitcoin için kısa vadeli fiyat tahminini yükselterek, Eylül ayı sonunda 135.000 dolara ve yıl sonunda 200.000 dolara ulaşabileceğini öngördü. Ayrıca 2028 yılına kadar Bitcoin’in 500.000 dolara çıkabileceğini tahmin ediyor.

    Bitcoin’in yanı sıra Ethereum için de iddialı hedefler belirleyen Kendrick, ETH‘nin yıl sonunda 7.500 dolara ve 2028’de 25.000 dolara yükselebileceğini söyledi. Bu tahmini, kurumsal yatırımcıların ve ETF’lerin Haziran ayından bu yana dolaşımdaki tüm Ethereum’un %3.8’ini biriktirmesine dayandırıyor. Bu birikim, Bitcoin’e kıyasla neredeyse iki kat daha hızlı gerçekleşiyor.

    Bu tür varlık fonlarının genellikle uzun vadeli ve muhafazakar yatırımcılar olarak görülmesi, bu ani ve büyük ölçekli Bitcoin maruziyeti artışını daha da dikkat çekici hale getiriyor.

  • Trump ve Putin Zirvesinden Ukrayna Barışı Çıkmadı: Bir Milyondan Fazla Can Alan Savaş Durmadı

    Trump ve Putin Zirvesinden Ukrayna Barışı Çıkmadı: Bir Milyondan Fazla Can Alan Savaş Durmadı

    ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Alaska’da gerçekleştirdiği özel zirve, Ukrayna’daki savaşı sona erdirecek veya Rusya’ya yönelik yaptırımları durduracak herhangi bir anlaşma olmadan sona erdi. Anchorage’daki bir Hava Kuvvetleri üssünde gerçekleşen ve iki liderin 2019’dan bu yana ilk yüz yüze görüşmesi olan üç saatlik toplantı, kamuoyuna yapılan vaatlere rağmen somut bir sonuç getirmedi.

    Boş Sözler ve Sonuçsuz Bir Zirve

    Zirvenin ardından her iki lider de basına kısa ve belirsiz açıklamalar yaptı. Trump, birçok konuda anlaştıklarını ancak “büyük” meselelerde henüz bir sonuca varamadıklarını belirtti. “Bir anlaşma olana kadar anlaşma yoktur” diyerek, üç saat süren görüşmelerin sonuçsuz kaldığını özetledi. Putin ise, herhangi bir somut ilerleme sunmadan, Ukrayna ve Avrupalı ortaklarını elde edilen “ilerlemeyi” engellememeleri konusunda uyardı. Zirveden sonra basına soru sorma fırsatı verilmedi, herhangi bir belge imzalanmadı. İki lider de mikrofonlar önünde muğlak sözler sarf etmekle yetindi.

    Zirvenin en dikkat çekici detayı, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in toplantıya davet edilmemesiydi. Bu durum, Kiev ve Avrupa başkentlerinde, Trump’ın Rusya’nın Ukrayna topraklarının yaklaşık %20’sini elinde tutmasına izin verebileceği yönündeki endişeleri artırdı. Trump, endişeleri gidermeye çalışarak, “Ukrayna adına müzakere yapmak için burada değilim, sadece herkesi masaya oturtmak istiyorum” dedi. Ancak bu sözler, aynı gün Rus füzesinin Dnipropetrovsk bölgesini vurarak bir kişinin ölümüne neden olmasını engelleyemedi. Zelenskiy ise sosyal medyadan “Savaşı bitirme zamanı ve gerekli adımlar Rusya tarafından atılmalı. Amerika’ya güveniyoruz” mesajını paylaştı.

    Putin Kazanımı Aldı, Trump Sorgulama Altında

    Zirve, diplomatik bir atılım getirmese de, Putin için büyük bir imaj zaferi oldu. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) Ukraynalı çocukların sınır dışı edilmesi suçlamasıyla hakkında çıkardığı tutuklama kararına rağmen, Putin bir dışlanmış olarak değil, ABD ile tekrar masaya oturan önemli bir aktör olarak algılanmayı başardı. UCM’nin yargı yetkisi iki ülkeyi de kapsamadığı için tutuklama kararının zirve üzerinde bir etkisi olmadı.

    Trump, Putin’i uçak merdivenlerinde el sıkışarak ve koluna dokunarak karşıladı, ardından ikili, Trump’ın limuziniyle zirve alanına gitti. Bu görüntüler, Moskova tarafından Batı’nın kendilerini izole etme çabalarının başarısız olduğunu iddia etmek için kullanılıyor.

    Zirveden somut bir sonuç çıkmaması, “24 saat içinde savaşı bitireceğini” iddia eden Trump’ı da zor durumda bıraktı. Trump, daha önce Alaska görüşmelerini küçümseyerek, “Eğer bu iyi giderse, üçlü zirve bugünden daha önemli olacak” demişti. Ancak şu an itibarıyla, ne ateşkes ne de yeni bir toplantı tarihi belirlendi. Savaşın her iki tarafında da kayıpların 1.2 milyon civarında olduğu tahmin edilirken, zirve kameralar ve dikkatle seçilmiş sözler dışında hiçbir şey üretmedi.

  • Hazine, Bitcoin Rezervini “Bütçeyi Etkilemeden” Büyütmeyi Planlıyor

    Hazine, Bitcoin Rezervini “Bütçeyi Etkilemeden” Büyütmeyi Planlıyor

    ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, daha önceki tutumunu değiştirerek, hükümetin Stratejik Bitcoin Rezervi için daha fazla Bitcoin satın alabileceğini açıkladı. Bu açıklama, rezervdeki varlıkların sadece el konulan fonlardan ibaret kalmayıp artırılabileceği yönündeki politikanın kapılarını aralıyor.

    Hazine Bakanı Bessent, hükümetin Stratejik Bitcoin Rezervine daha fazla Bitcoin eklemek istediğini, ancak bunu yeni vergi mükellefi parası kullanmadan veya mali sorumluluğundan ödün vermeden yapacağını belirtti. Bu, hükümetin mevcut kaynakları yeniden tahsis etme veya el konulan diğer varlıkları kullanma gibi yaratıcı finansal mekanizmaları değerlendireceği anlamına geliyor. Bu dikkatli yaklaşım, hem stratejik hedeflere ulaşmayı hem de kamu mali çıkarlarını korumayı amaçlıyor.

    Bessent’in bu duyurusu, bir gün önce ABD’nin Bitcoin satın almayacağını söylemesinin ardından geldi. Bu hızlı dönüş, hükümetin dijital varlıklar konusundaki politikasının ne kadar hızlı değişebileceğini gösteriyor. Analistler, bu bütçeyi etkilemeyen yaklaşımların, hükümetin piyasa dalgalanmalarına yanıt vermesine ve fırsatları değerlendirmesine olanak tanıyarak rezervin zamanla güçlenmesini sağlayacağına inanıyor.

    Stratejik Bitcoin Rezervi: Dijital Varlıklar İçin Bir Temel

    Stratejik Bitcoin Rezervi, Başkan Trump’ın Mart ayında çıkardığı bir Kararname ile resmi olarak kurulmuştu. Amacı, ABD Hazinesi bünyesindeki dijital varlıkların, özellikle de federal hükümet tarafından el konulan Bitcoin’in yönetimini sağlamaktı. Rezervin mevcut değeri, tamamı ele geçirilen fonlardan olmak üzere 15 ila 20 milyar dolar arasında tahmin ediliyor.

    Rezervin Bitcoin’e odaklanması, kripto paranın en yaygın kabul gören dijital varlık statüsünü pekiştiriyor. Hükümet, gelecekte Ethereum, Solana ve Cardano gibi diğer dijital varlıkları da eklemeyi düşünse de, ana stratejik rezervin Bitcoin merkezli kalacağı belirtiliyor. Bessent ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in, rezervi genişletmek için yollar arayacağı ifade ediliyor. Bu temkinli yaklaşım, yeni alımların ek vergi mükellefi fonu gerektirmemesini ve kontrollü bir şekilde uygulanmasını sağlıyor.

    Bessent’in açıklamasının ardından Bitcoin’in fiyatı 124.000 dolardan 119.000 dolar civarına geriledi. Bu durum, yatırımcıların bu politika değişikliğine karşı temkinli yaklaştığını ve gelişmeleri yakından takip ettiğini gösteriyor.