KoinMedya

Yazar: Ferudun Yılmaz

  • ABD’ye Yeni Stablecoin Geliyor: Tether’dan Dev Hamle

    ABD’ye Yeni Stablecoin Geliyor: Tether’dan Dev Hamle

    Tether CEO’su Paolo Ardoino, Salı günü yaptığı açıklamayla dünyanın en büyük stablecoin’i USDT’nin kullanıcı sayısının 500 milyona ulaştığını duyurdu. Ardoino, bu kilometre taşının, USDT’nin küresel finansal katılım üzerindeki gerçek dünya etkisinin bir kanıtı olduğunu vurguladı. USDT’nin dolaşımdaki arzı yaklaşık 182 milyar dolar seviyesindeyken, en yakın rakibi Circle’ın USDC’si yaklaşık 75 milyar dolar ile geride kalıyor.

    Tether, USDT’nin özellikle gelişmekte olan pazarlarda havale ve ödemelerdeki rolü sayesinde dijital dolara erişimi genişletme çabalarına hız verdi. CEO Ardoino, “Programlanabilir para, en üst düzey sosyal ağdır. Hem bilgiyi hem de değeri taşıyan eşler arası bir yapıdır,” diyerek stablecoin’in potansiyelini özetledi.

     

    $500 Milyar Değerleme ve ABD Pazarına Giriş

     

    Şirketin iddialı büyüme planları, onu küresel finansın en değerli oyuncularından biri yapmaya hazırlanıyor. Bloomberg’in geçen ayki raporuna göre Tether, şirketin yaklaşık %3’ü karşılığında 500 milyar dolar civarında bir değerleme ile yaklaşık 20 milyar dolar fon toplamayı planlıyor. Bu girişim, stablecoin ihraççısını OpenAI ve SpaceX gibi yüksek teknoloji şirketleriyle birlikte dünyanın en değerli özel şirketleri arasına sokacak.

    El Salvador merkezli firma, aynı zamanda ABD pazarı için özel olarak tasarlanmış, dolara endeksli yeni bir stablecoin olan USAT’ı piyasaya sürmeyi planlıyor. Yeni kurulan ABD kolunun CEO’su Bo Hines, bu girişimin mevcut hissedarların pay satması yerine yeni hisse senedi ihraç etmeyi içereceğini belirtti.

     

    Rekor Kâr ve GENIUS Yasası Desteği

     

    Tether, mali performansıyla da dikkat çekiyor. Şirket, 2024 yılının ilk çeyreğinde kırdığı 4.52 milyar dolarlık net kâr rekorunu, ikinci çeyrekte elde ettiği 4.9 milyar dolarlık rekor net kârla geride bıraktı. Şeffaflık konusunda bağımsız denetim eksikliği nedeniyle eleştirilmesine rağmen, şirket BDO Italia tarafından imzalanmış üç aylık tasdikler yayınlamaya devam ediyor. CEO Ardoino, Deloitte, EY, PwC veya KPMG gibi büyük denetim firmalarından tam bir denetim almanın en büyük öncelikleri arasında olduğunu ima etti.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın, stablecoin’ler için federal düzenleyici bir çerçeve oluşturan GENIUS Yasası’nını imzalaması, Tether’in bu kilometre taşına ulaşmasında önemli bir rol oynadı. Yasa, stablecoin’lerin tamamen ABD doları veya benzeri likit varlıklarla desteklenmesini ve piyasa değeri 50 milyar doları aşan ihraççılar için yıllık denetimleri zorunlu kılıyor.

     

    Avrupa’da Gerileme, ABD’de Rekabet

     

    Yeni stablecoin yasası, JPMorgan, Bank of America, Citigroup ve Wells Fargo gibi geleneksel bankaların da kendi dijital varlıklarını piyasaya sürme planlarına yol açarak Tether’in pazar hakimiyetini tehdit ediyor. Ardoino, rakiplerin kısa vadede ABD’de kendilerini geçebileceğini kabul etse de, Tether’ın daha iyi teknolojiye ve stabilcoin pazarına herkesten daha iyi anlama sahip olduğuna inanıyor.

    Ancak Tether, Avrupa Birliği’nin MiCA düzenlemesi sonrası zor bir dönemden geçiyor. Yeni kurallar, USDT’nin MiCA’nın düzenleyici gerekliliklerini karşılamaması nedeniyle Avrupa’daki büyük borsaların USDT çiftlerini kaldırmasına neden oldu. Bu durum, USDT’nin pazar payının Kasım 2024’teki %70’ten Ekim 2025 itibarıyla yaklaşık %60’a düşmesine yol açtı. Buna rağmen Tether, global büyümeye odaklanarak bu düşüşü dengelemeye çalışıyor.

  • Bitcoin’in Yükselişi: Eric Trump’tan 1 Milyon Dolar Tahmini

    Bitcoin’in Yükselişi: Eric Trump’tan 1 Milyon Dolar Tahmini

    9 Aralık’ta Abu Dabi’de düzenlenen Bitcoin MENA 2024 konferansında, Trump Organizasyonu’nun başkan yardımcısı Eric Trump, Bitcoin’in geleceği hakkında cesur bir tahminde bulundu. Bitcoin’in yakın zamanda 1 milyon dolar seviyesini aşacağını öngördü ve bunu finansal devrimin temel taşlarından biri olarak nitelendirdi. (daha&helliip;)

  • BlackRock’ın Bitcoin ETF’si Zirveye Oynuyor

    BlackRock’ın Bitcoin ETF’si Zirveye Oynuyor

     

    13 Ekim 2025 itibariyle BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust (IBIT) fonu, Bitcoin ETF piyasasında dikkat çekici bir performans sergiledi. Günlük 60.4 milyon dolarlık net girişle IBIT, o gün net çıkış yaşayan diğer büyük fonların aksine pozitif kalmayı başardı. Fidelity’nin FBTC fonu 93.3 milyon dolar, Bitwise’ın NITB fonu 115.6 milyon dolar ve Ark Invest’in ARKB fonu 21.1 milyon dolar çıkış yaşadı. Bu gelişmeyle birlikte, Bitcoin spot ETF’lerinden toplam 327 milyon dolar çıkış gerçekleşti. Ancak IBIT, art arda 10 gün boyunca net giriş kaydederek piyasanın güvenli limanı olmayı sürdürdü.

    Aynı dönemde Ethereum spot ETF’lerinde de ciddi bir çıkış gözlemlendi. 13 Ekim tarihinde, toplam 429 milyon dolarlık Ethereum spot ETF çıkışı yaşandı. BlackRock’ın Ethereum fonu ETHA, 310.1 milyon dolarlık çıkışla başı çekerken, Fidelity’nin FETH fonu 19.1 milyon dolar, Bitwise’ın ETHW fonu ise 12.8 milyon dolarlık çıkış gördü. Bu durum, kurumsal yatırımcıların hem Bitcoin hem de Ethereum pozisyonlarında bir soğuma yaşadığını gösteriyor. Eylül ayında gözlemlenen güçlü girişlerin ardından gelen bu çıkışlar, piyasalarda artan volatilite ve belirsizliklerin yatırım kararlarını etkilediğini ortaya koyuyor.

    Öte yandan, IBIT’in büyüklüğü dikkat çekici seviyelere ulaştı. 14 Ekim itibariyle fon, yaklaşık 804,944 BTC tutarak, MicroStrategy’nin 640,031 BTC’lik hazine rezervini geride bıraktı. Güncel Bitcoin fiyatlarıyla bu miktar yaklaşık 91.8 milyar dolara tekabül ediyor ve IBIT, Bitcoin’in toplam arzının %4.2’sini elinde bulunduruyor. MicroStrategy’nin oranı ise %3.1 seviyesinde. Bu gelişme, IBIT’in sadece bir yatırım fonu olmanın ötesine geçip, Bitcoin arzı üzerinde kayda değer bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor.

    Piyasada yaşanan son sert satış dalgası da yatırımcı algısını önemli ölçüde etkiledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e %100 gümrük vergisi tehdidi, finansal piyasaları sarstı ve kripto paralarda ciddi bir satış baskısı oluşturdu. Bitcoin, dakikalar içinde 116,000 dolardan 110,000 doların altına gerilerken, 19 milyar dolardan fazla kripto varlık tasfiye oldu. Bu likidasyon, kripto tarihinin en büyük tek günlük düşüşlerinden biri olarak kaydedildi. Bitcoin ve Ethereum’un haftalık değer kayıpları sırasıyla %10 ve %14’ü buldu.

    Bu sert piyasa koşullarına rağmen, BlackRock’ın IBIT fonu istikrarlı büyümesini sürdürdü. Geçtiğimiz hafta IBIT, 2.63 milyar dolarlık haftalık net girişle rekor kırdı ve toplam spot Bitcoin ETF girişlerinin büyük çoğunluğunu oluşturdu. BlackRock CEO’su Larry Fink, IBIT’in ETF tarihinin en hızlı büyüyen fonu olduğunu belirterek, Bitcoin’e olan kurumsal talebin kendisini şaşırttığını itiraf etti. IBIT, yalnızca teknik bir yatırım aracı değil, aynı zamanda piyasa güveninin bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

    Sonuç olarak, IBIT’in yükselişi, kripto piyasasındaki dalgalanmalara rağmen kurumsal yatırımcıların Bitcoin’e olan uzun vadeli güveninin devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak diğer ETF’lerde görülen çıkışlar, kısa vadeli risk algısının hâlâ yüksek olduğunu ve piyasalarda temkinli bir duruşun benimsendiğini gösteriyor.

     

  • Büyük İddia Çöktü: Kadena Şirketi Neden Havlu Attı?

    Büyük İddia Çöktü: Kadena Şirketi Neden Havlu Attı?

    Kadena blockchain’inin arkasındaki şirket, “olumsuz piyasa koşullarını” gerekçe göstererek tüm ticari faaliyetlerini ve aktif bakımını derhal durdurduğunu duyurdu. Bu haberin ardından, ağın yerel kripto parası olan KDA tokeni %60’tan fazla düşüş yaşayarak $0.089 seviyelerine geriledi.


     

    Kadena Şirketi Neden Kapandı?

     

    Kadena organizasyonu, X üzerinden yaptığı duyuruda, piyasa koşullarının kendilerini işi bırakmaya zorladığını ve bu benzersiz merkeziyetsiz teklifin benimsenmesini desteklemeye devam edemediklerini belirtti. Şirket, kurucularının eski JPMorgan çalışanları (Stuart Popejoy ve William Martino) olmasına ve 2021’de $27.64 ile tüm zamanların en yüksek fiyatına ulaşan KDA tokeni ile büyük vaatler sunmasına rağmen, yüksek beklentileri karşılayamadı.

    • Piyasa Performansı: Şirket, 2022’de $100 milyonluk bir Web3 geliştirici hibe programı kurmuş olsa da, proje “beklentileri karşılayamadı”. KDA’nın 24 saatlik işlem hacmi, Bitcoin’in $95.6 milyar ve Ethereum’un $42.9 milyar hacimlerine kıyasla sadece $48 milyon seviyesinde kaldı.
    • Fonlama ve Büyüme Çabaları: Kadena, toplamda yaklaşık $15 milyon fon toplamıştı ve hatta 2024’te piyasa konumunu geri kazanmak için bir “işe alım çılgınlığına” girmeye çalışmıştı, ancak bu çabalar sürdürülebilirliği sağlayamadı.

     

    Ağın Merkeziyetsiz Yapısı ve KDA’nın Çöküşü

     

    Şirketin kapanması, KDA fiyatında sert bir düşüşe neden oldu, ancak Kadena blockchain’inin kendisi çevrimiçi kalmaya devam ediyor. Bu durum, projenin merkeziyetsiz Proof-of-Work (PoW) yapısından kaynaklanıyor.

     

    KDA Token Çöküşü

     

    • Fiyat Düşüşü: KDA tokeni, haberin etkisiyle %60’ın üzerinde düşüşle $0.089 seviyelerine geriledi. Bu, 2021’deki tüm zamanların en yüksek seviyesi olan $27.64’ten %99’un üzerinde bir düşüş anlamına geliyor.

     

    Blockchain’in Geleceği

     

    • Merkeziyetsizlik Vurgusu: Kadena organizasyonu, blockchain’in kendisine ait olmadığını ve kendisi tarafından işletilmediğini vurguladı. Ağ, bağımsız madenciler tarafından sürdürülüyor ve zincir üstü protokoller kendi geliştiricileri tarafından yönetiliyor.
    • Sürdürülebilirlik Adımı: Şirket, geliştiricilerin yakında, Kadena organizasyonunun müdahalesi olmadan kesintisiz çalışmayı sağlayacak yeni bir ikili dosya (binary) yayınlayacağını duyurdu. Bu, tüm düğüm operatörlerinin (node operators) en kısa sürede yükseltme yapmaları için teşvik edileceği anlamına geliyor.
    • Toplulukla Görüşmeler: Organizasyon, kilitli (locked) ve henüz çıkarılmamış (unmined) tokenlerle ilgili atılacak adımları görüşmek üzere Kadena topluluğuyla bir araya geleceğini de ekledi.

    Bu olay, bir kripto projesinin arkasındaki ticari şirketin çökmesinin, merkeziyetsiz bir ağın operasyonel bütünlüğünü hemen sona erdirmeyeceğini gösteriyor, ancak token fiyatı üzerindeki olumsuz kurumsal etki kaçınılmaz oluyor.

  • JPMorgan, Stablecoin Piyasası Tahminini Düşürdü

    JPMorgan, Stablecoin Piyasası Tahminini Düşürdü

     

    JPMorgan, stablecoin piyasasının 2028 yılına kadar sadece 500 milyar dolara ulaşacağını öngörerek, diğer trilyon dolarlık tahminlere meydan okuyor. Banka, dolara endeksli dijital tokenın yaygın olarak benimsendiğine dair çok az kanıt olduğunu belirtti ve daha iyimser projeksiyonları aşırı iddialı buldu.

    Bununla birlikte, ABD Senatosu yakın zamanda stablecoin yasa tasarısını, GENIUS Yasası’nı, 68’e 30’luk önemli bir oylamayla kabul etti; bu da daha fazla düzenleyici netliğe yol açabilir ve sektör uzmanlarına göre daha fazla yatırımcı çekebilir.

    JPMorgan: Stablecoin Kullanımının Sadece %6’sı Gerçek Ödemelerle Bağlantılı

    JPMorgan’ın analizine göre, stablecoin kullanımının %88’i ticaret, merkeziyetsiz finans (DeFi) ve kripto hazine işlevleriyle bağlantılı. Öte yandan, stablecoin talebinin sadece %6’sı gerçek ödemelerden kaynaklanıyor, bu da bankanın daha düşük değer projeksiyonlarını açıklayabilir. Sınırlı ödeme kullanımı, tokenın daha geniş finansal sistem içinde henüz anlamlı bir çekim gücü kazanamadığını gösteriyor.

    JPMorgan, mevcut kullanım modellerinin stablecoinlerin geleneksel bankacılık hizmetlerini değiştirmeye hazır olmaktan çok uzak olduğunu bile savundu. Şunları yorumladı: “Stablecoinlerin günlük kullanım için geleneksel paranın yerini alacağı fikri hala gerçeklikten çok uzak.”

    Aracı kurum, tokenların hala daha düşük getiriler sağladığını ve itibari para birimine dönüştürme ve dönüştürmeden pahalı dönüşümler içerdiğini, bunun da ana akım geleneksel paraya alternatif olarak hizmet etme potansiyellerini sınırladığını belirtti. Bunun dışında, banka stablecoin piyasasının şu anda sadece 250 milyar dolar değerinde olduğunu tahmin ediyor. Token için muhafazakar bir tahmin sürdürse de, Standard Chartered piyasa büyüklüğünün 2028’e kadar 2 trilyon doların üzerine çıkabileceğine inanıyor.

    Banka, GENIUS Yasası’nın onaylanması gibi yeni düzenleyici gelişmelerin önümüzdeki birkaç yıl içinde stablecoin arzında on kat artışa yol açabileceğini savundu. Ayrıca, düzenlemelerin stablecoin benimsenmesini teşvik edeceğini iddia etti.

    Stablecoin Benimsenmesi, CBDC Geliştirme Hükümet Girişimlerine Karşı Mücadele Ediyor

    Kripto piyasalarının ötesinde, küresel stablecoin benimsenmesi, ülkelerin geleneksel ödeme sistemlerini yükseltmeye ve merkez bankası dijital para birimleri (CBDC’ler) geliştirmeye odaklanmasıyla engellerle karşılaşıyor.

    Geçtiğimiz ay, Çin Merkez Bankası başkanı Pan Gongsheng, dijital yuanın (e-CNY) küresel kullanımını artırma sözü verdi. E-ticaret devi Alibaba’nın bir iştiraki olan Ant Group da, Alipay mobil ödeme uygulamasını işleten denizaşırı bölümü Ant International aracılığıyla Hong Kong’da bir stablecoin ihraç lisansı almaya yönelik planlarını açıkladı.

    Ancak JPMorgan’a göre, ne e-CNY’nin genişlemesi ne de Alipay ve WeChat Pay’in başarısı, gelecekteki stablecoin genişlemesi için şablonları temsil etmiyor. Mart 2025’te İsrail Merkez Bankası, yakında çıkacak CBDC’si dijital şekel’in kapsamlı bir taslak planını yayınladı. Beyaz kağıt, ödeme verimliliğini artırmak, fintech inovasyonunu teşvik etmek ve finansal sistemin gelecekteki rekabetine girmek için çok senaryolu dijital para birimini vurguluyor. Özellikler arasında zincir dışı ödemeler ve akıllı sözleşmeler için programlanabilir mantık desteği yer alıyor. Gelişimi hızlandırmak için merkez bankası, fintech alanından teknik teklifleri davet eden “Dijital Şekel Yarışması”nı başlattı. Bununla birlikte, İsrail hala tam olarak konuşlandırmakta isteksiz ve Avrupa’nın kendi CBDC lansmanına nasıl yaklaştığını görmek istiyor.

    Bu arada, Avrupa Merkez Bankası (ECB) dijital euro projesinde ilerlemeye devam ediyor. Sistem mimarisi, gizlilik korumaları, birlikte çalışabilirlik ve sınır ötesi kullanılabilirlik dahil olmak üzere ayrıntılı planlar yayınladı. Çin’in yukarıdan aşağıya modelinin aksine, ECB kullanıcı özerkliğini vurguluyor, gizliliği korurken çevrimiçi ve çevrimdışı kullanıma izin veriyor.

    ECB, Ekim 2023’te araştırma aşamasını tamamladı ve şimdi teknik altyapı ve düzenleyici çerçeveler oluşturmaya odaklanan hazırlık aşamasında. Aracılar, kara para aklamayı önleme düzenlemelerine uymak için minimal kullanıcı verisi toplamaya zorunlu tutulacak.

    Rusya Merkez Bankası da bir CBDC lansmanı peşinde. 25 Haziran’da banka, yıllık geliri 120 milyon ruble’nin (yaklaşık 1,5 milyon dolar) üzerinde olan perakende müşterileri olan bankaların dijital ruble ödemelerini kabul etmeleri gerekeceğini duyurdu. 1 Eylül 2027’ye kadar kural, evrensel lisansa sahip diğer tüm bankalara ve yıllık 30 milyon ruble’den (yaklaşık 378.328 dolar) fazla gelir elde eden müşterilerine uzatılacak. Banka, 2028 yılına kadar lansmanı tamamlamış olmalı. Bahamalar (Sand Dollar), Jamaika (Jam-Dex) ve Nijerya (eNaira) gibi ülkeler merkez bankası dijital para birimlerini tamamen piyasaya sürdü.

  • Yasa Dışı Kriptoya Rusya’dan Sert Darbe

    Yasa Dışı Kriptoya Rusya’dan Sert Darbe

    Rus yetkililer, ülkede yetkisiz kripto para dolaşımında yer alan kişilere yönelik yeni cezalar uygulamaya hazırlanıyor. Rusya Başsavcısı Alexander Gutsan, bu tür faaliyetleri engellemeye yönelik tedbirlerin, yasa dışı işlem gören coin’lere el koyma mekanizmasını da içereceğini duyurdu.

     

    Yasa Dışı Dolaşıma Karşı Yasal Çerçeve Geliştiriliyor

     

    Moskova’daki hükümetin yüksek rütbeli hukuk temsilcisi olan Başsavcı Gutsan, bölge mevkidaşlarıyla yaptığı zirvede, yasalara aykırı olarak dijital para birimlerinin dolaşımını organize edenleri disipline etme yollarının düşünüldüğünü belirtti. TASS haber ajansının aktardığına göre Gutsan, şunları söyledi:

    “Şu anda, dijital para dolaşımının yasa dışı organizasyonu için cezalar, müsadere prosedürü ve bunun devlete devredilmesi için yasal düzenlemeler geliştirilmektedir.”

    Gutsan, savcıların yardımıyla dijital para birimini ve madenciliğini kontrol etmek, ayrıca sanal varlıklar aracılığıyla kara para aklamayla mücadele etmek için yasal bir çerçevenin oluşturulduğunu da sözlerine ekledi. Başsavcı, yolsuzluk, terörizm ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçlarla ilgili işlemleri takip etmek için de mekanizmalar kurulduğunu kaydetti.

     

    Rusya’nın ‘Suç ve Ceza’ Yaklaşımı

     

    Rusya Federasyonu, bugüne kadar büyük ölçüde yasal bir boşlukta var olan kripto para alanını henüz tam olarak düzenlemiş değil. 2021 yılının başlarında yürürlüğe giren “Dijital Finansal Varlıklar Hakkında Kanun” (DFA), kripto parayı mahkeme ve ceza davalarında mülkiyet olarak tanımanın ötesine pek geçmiyor.

    DFA yasası, esas olarak devlet lisanslı kuruluşlar tarafından özel blok zincirlerinde ihraç edilen tokenleştirilmiş “gerçek dünya varlıkları” ile ilgileniyor ve Rus rublesinin ülkedeki tek kabul edilebilir ödeme aracı statüsünü koruyor. Yakın zamanda aşamalı olarak tanıtılacak olan dijital rublenin, mal ve hizmet ödemelerinde kullanılabilecek tek dijital para olması bekleniyor.

    Resmi olarak kripto ödemeleri, Batı yaptırımlarını aşmak için Rus ithalatçı ve ihracatçılarının uluslararası ödemelerde coin kullanmasına izin veren özel bir “deneysel yasal rejim” kapsamında yalnızca bazı Rus şirketleri için geçerli. Ancak Maliye Bakanlığı (Minfin), Bitcoin gibi kriptolara daha geniş yatırımcı erişimi için bastırırken, yetkililer 2026’da kapsamlı yatırım kurallarının geleceğini belirtiyor.

     

    Pazardaki Durum ve Sovyet Dönemi Anıları

     

    Tüm kısıtlama çabalarına rağmen, Rus kripto pazarının düzenlenmemiş segmenti büyümeye devam ediyor. Son tahminlere göre yaklaşık 20 milyon Rus bir şekilde kripto para kullanıyor ve Rus cüzdanlarındaki varlıkların fiat karşılığı 40 milyar doları aşıyor.

    Bu hafta gündeme gelen kripto işlemlerini suç haline getirme önerisi, akıllara yabancı para birimi ve dövizle yapılan ödemelerin uzun hapis cezalarıyla cezalandırıldığı Sovyet dönemindeki para birimi kısıtlamalarını getiriyor. Başsavcılıktan gelen son açıklamalarla, yetkisiz kripto kullanımı Rusya’da daha sert bir şekilde cezalandırılma yolunda ilerliyor gibi görünüyor.